










TİYATRO TERİMLERİ
V-Y
Vahşet
Tiyatrosu :
Antonin Artaud'nun Tiyatro Manifestosu'nun ana kavramı. Yaşadığı çağın
kentsoylu tiyatrosunu reddeden, bunun yerine metafizik ve büyüsel tiyatroyu
öneren Artaud, tiyatro kaynağındaki ritüeller yönelmiş ve Bali tiyatrosunun
hareket kodlarını işaret ederek '' sözcükler yerine göstergelerden oluşan yeni
bir beden dili ''ni öne sürmüştür.Onun anlayışındaki tiyatroda, yönetmen, ''
biricik ve tek yaratıcı'' dır. Oyuncu,sahnede,dans, mimik,davranış gibi sözel
olmayan tüm anlatım biçimlerini kullanmalı ve buna ışıklama, plastik
anlayıştaki dekor ve oylum duygusu eklenmelidir. Artaud 'nun tiyatroya
getirdiği bu öneriler, çağdaş tiyatroda etkisini göstermiş , ancak ortaya
sürdüğü kavramların bir bölümü uygulama açısından uygun bulunmamıştır. Artaud
'nun oyuncuyu adeta trans durumuna getirebilecek ''kara güçlerden arınma ''
kuramı, tiyatro oyunculuk sanatı açısından yanlış bulunmuştur.
Varyete : Salt eğlenceye yönelik gösteri. Genellikle, müzikli ve
beceriye dayanan küçük gösterilerin bir araya gelmesiyle ortaya konulan
eğilencilik. Daha çok gazino ve gece kulübü kültürü içindedir.
Virtüöz : Üstün bir tekniği, yorum gücü ile ustalık düzeyine erişmiş
oyuncu.
Vodvil : Adını Fransa'nın Normandiya bölgesindeki bir köyden
alır.Birbirine gevşek biçimde bağlı bölümlerden kurulu, taşlamalara dayanan,
ezgili oyun.Bölümleri ya müzikli ya dramatik ya akrobatik ya kalın çizgili
güldürü ya da değişik tablolardan oluşur. Yanılgılara ve olguların tuhaflığına
dayandırılarak geliştirilir.
Vurgu : 1 Oyun düzeninde tasarımın bir öğesi. Bir uygulamada çeşitli
yöntemlerle kişiler, yığınlar, eşyalar ve simgeler vurgulanır. Yönetmenin
önemli işlerinden biri, seyircinin en çok gözüne çarpması gereken şeyi
seçmesidir. Vurgu, gövd e görünüşleri, değişik alanlar, ilişkiler,
karşıtlıklar, yükseltiler ve benzeri şeylerle sağlanır.
2 Sahne konuşmasında bir tümceyi, belli bir durum içindeki anlamını
doğru vererek söylemek için uygun sözcükleri yoğunlaştımakta kullanılan ses
vurgusu.
Yönetmek
: 1
Tiyatro
yönetmek.
2 Bir tiyatro yapıtının sahnelenmesi işini yönetmek.
Yönetmen : Bir oyunu, gerekli gerekli ön hazırlığı ve yorumu yaptıktan
sonra, dengeli ve sıkı bir düzen içinde,doğru, inandırıcı ve sanatsal bir
biçimde, çeşitli alanların sanatçıları, uzmanları ve uygulayımcıları ile
işbirliği yaparak sahneye çıkaran sanatçı. Yönetmenin hem iyi pedagog , hem de
işinde usta olması gerekir.Yönetmenin bir dünya görüşü olmalı, müzikten,
plastik sanatlardan, ışıklardan anlamalı,yazın,felsefe,tarih ve toplumbilim
alanlarında birikimli olmalıdır. Ayrıca, üzerinde çalıştığı sahnenin
coğrafyasını,duygusal atmosfer birimlerini ve etki alanları üzerinde
ustalaşmış olmalıdır.
Yöntem : Çağdaş oyunculuğun kurucusu. Stanistlavski'nin oyuncuyu
çalışması için kullanılan sözcük (bkz. Tanistlavski Dizgesi).
Yüksek Komedya : Karakter ve töre türlerini kapsayan komedya (bkz. Töre
Komedyası).
Yabacılaştırma Etmeni : Brecht'in Epik Tiyatrosu'nun estetik
temellerinden biri. Seyirci ve sahne arasına bir estetik uzaklık koyarak
seyircinin oyun kişileriyle özdeşleşmesini engellemekte onların ussal yoldan
bir yargıya varmasını sağlamak düşüncesiyle geliştirilmiştir.Bunun için
oyunculukta, müzikte, sahne tasarımında estetik uzaklığı sağlayacak çeşitli
yabancılaştırma etmenleri kullanılmıştır. Brecht'in deyişiyle, ''Seyirci, bir
kazayı seyreden üçüncü kişi durumundadır''. Yani olaya dışarıdan bakmakta ve
olayın içinde olmadığı için duygusallığı arkaya itip gördüklerini usuyla
değerlendirmektedir.
Yapay Yüz : Oyuncunun insancıl anlatımını kapatmak ya da oyuncula
seyirci arasında estetik uzaklığı elde etmekte kullanılan ve çeşitli gereçten
yapılan surat.