










TİYATRO TERİMLERİ
S-Ş
Sabit
Işık Köprüsü:
Yapıya tutturulmuş hareket etmeyen ışık köprüsü. Sahne:
1 Bir tiyatro metninde baş oyun kişisinin ya da önemli kişilerin
yönelişlerini başlatıp bitiren kesim.
2 Bir tiyatro yapısında oyuncuların oynamaları için özel donanımlı,
genellikle yükseltilmiş oyun alanı ya da oylum.
Sahne Ağzı: Sahnenin seyirciye açılan çerçeve içinde kalan görüngesi.
Sahne Altı: Sahne altındaki kat. Birinci bodrum. İkinci bodrum.Üçüncü
bodrum.
Sahne Tasarımı: Tiyatronun temel öğelerinden biri.Sahne oylumu bilgisi
ve düzeni. Dekor, giysi, ışıklama, ses ve ışık etmenleri, oylumun biçimsel ve
görsel düzeni yapılandırılması.. Yeni eğitim anlayışında sahne tasarımı
öğrencisi yalnızca oyuna ve yoruma uygun dekor giysi, ışıklama tasarımını
yapmakla kalmaz, aynı zamanda bunların gerçekleştirilmesi için uygulamasını da
yapar. Örneğin, dekoru sahne üzerinde gerçekleştirmeyi, giysi tasarımlarının
biçkisini ve dikimini yapmayı, ışıkların sahne üzerindeki uygulayımını da
öğrenir.
Sahne Uyarlaması: 1 Bir romanı ya da öyküyü oyunlaştırma.
2 Bir sahne yapıtını için daha uygulana bilir duruma getirme.
3 Yabancı bir oyunun o ülkenin töresine göre adları ve mekanları
değiştirerek yeniden yazma. Örnek: Ahmet Vefik Paşa'nın Moliére uyarlamaları.
Sahne Yetkilisi: Sahnenin disiplininden, düzeninden ve çalışma
izlencesinden sorumlu olan yetkili. Sahne yetkilisi, oyun çıktıktan sonra
gösteriler sırasında yönetmenin yerini alır ve oyuncuların yönetmenin
istedikleri dışında bir şey yapmamaları için göz kulak olur.
Salon Komedyası: Bir salon dekoru içinde oynan ve nükteli konuşmalarla
gelişen, hafif, salt eğlendirmeye dayanan komedya biçimi.
Sanat Tiyatrosu: Kazanç düşünmeden kazanç yapmayı hedefleyen ve bunu
yaparken seyircisine düşünce duygu açısından katkıda bulunmayı amaç edinen
tiyatro. Tecimsel tiyatronun karşısında yer alır.
Sıcak Renkler: Kırmızı, turuncu ve sarı renkler, duyguları kışkırtıcı
sıcak renkler öbeğine girer.
Skeç: İşlediği konuyu genişletmeden, en canlı çizgiler içinde veren,
genellikle güncel olaylara ve aile sorunlarına değinen ve bir nükte ile biten
kısa güldürü.Vodvil, burlesk,revü gibi,kurgu dizgesine göre ortaya çıkarılan
gösterilerde yerini alır. Günümüzde televizyon reklamlarındada sık
kullanılmaktadır.
Sofita: (bkz. Üst Sahne Boşluğu): Sahne üstündeki ızgaraların ve
palangaların bulunduğu mekanik kesim.
Sokak Oyuncuları: Sokaklarda çeşitli beceri gösterilerinde bulunan,
skeçler oynayan, müzik aletleri çalan, buna karşılık seyredenlerden para
toplayan küçük topluluk.
Sokak Tiyatrosu: Geleneksel tiyatro yapıları dışında, açık havada,
herhangi bir yerde, sokakta, parkta alanda ve benzeri yerlerde oyunlar oynayan
tiyatro.Tümden siyasal amaçlı olanların bazıları çok sivri olduklarından
bunlara 'Gerilla Tiyatrosu' adı verilmiştir. Sokak tiyatroları özellikle, genç
tiyatrocular tarafından gerçekleştiren, kısa yoldan iletide bulunan ve gösteri
süreleri onbeş dakikayı geçmeyen oyunları içeren topluluklardır.
Soytarı: Bir oyunda, revüde yada sirkte gülünç hareketler, sözler ve
becerilerle seyredenleri eğlendiren sanatçı.
Soyut Tiyatro: Olay dizisini ve oyunculuk anlayışını gerçekçilik
erklerinden ve alışıla gelmiş mantık dizgesinden soyutlamak amacını güden
tiyatrocu dünyayı gerçek olarak aldığından, oyun kişileri ve bunların
konuşmaları anlamsal ve biçimsel açıdan bozularak karikatürleştirilmiştir.
Sözsüz Oyun:Düşünceleri ve duyguları kimi kez müzik, kimi kez çeşitli
eşyalar kullanarak, kimi kez dansla ya da gövde ve yüz hareketleriyle
yansıtmayı amaçlayan oyun.
Stanistlavski Dizgesi: Konstantin Stanistlavski'nin (1863 1938)
oyunculuk yöntemi. Oyuncunun iç ve dış yönden kendini rolüne hazırlamasını ve
çalıştırmasını içeren oyunculuk dizgesi.
Şakşak:1 Pişekar'ın elinde bulunan, "şakşak" sesi çıkaran, kapı açma,
merdiven çıkma, eşik atlama ve benzeri çeşitli etmenler içinde kullanılan
çatal tahta (bkz.Pastav).
2 Commedia dell'Arte 'de uşakların kullandığı çatal tahta.
3 Hokkabazların dikkati çekmeden kullandıkları çatal tahta.
Şakşakçı: Eski tiyatrolarda,alkışlamasını sağlamak için oyunun
alkışlanacak yerlerinde alkışı başlatacak görevli.Oyunun tümünü onaylatabilmek
için yığının tepkisinden yararlanan şakşakçı, bunu belli bir ücret
karşılığında yapardı.
Şenlik : Çeşitli oyunların ve sanat ürünlerinin halk önünde belli bir
sıra ve düzen içersinde sergilenmesi ve topluca değerlendirilmesi ve bazende
ödül verilmesi ile ortaya çıkan gösteriler kümesi.Profesyonel toplulukların
katıldıkları şenliklerde ödül yoktur; şenliğe katılan topluluklar
düzenleyenden telif ücretlerini ve masraflarının karşılığını alırlar.Bunun
içinde şenlik kurulu sponsorlar bulma yoluna gider.
Şeytan : Halk efsanelerinde ve sonraki büyük dinlerde kötülüğün
simgesi. Tiyatroda bu rolü oynayanlar, her yanında korkunç canavar yüzleri
bulunan deriden özel giysiler giyerlerdi.
Şorolo: ( O.O.) : Orta Oyunu argosunda 'çocuk' ya da 'tüysüz delikanlı'
anlamında kullanılır.