Türk Edebiyatı Tarihi      

      Halk Edebiyatı       

         Divan Edebiyatı         

       Modern Türk Edebiyatı      

      Yazar ve Şairler      

       Edebi Sanatlar       

         Edebi Akımlar         

       Anlatım Türleri      

      100 Temel Eser      

      Kitap Tanıtımları       

        Düzyazı Türleri         

        Edebiyat Sözlüğü      

      Dünya Edebiyatı      

        Edebiyat Makaleleri      




      Şiir Nedir?      

     Şiir Türleri       

        Ölçü         

       Uyak ve Redif    

     Halk Şiiri      

       Divan Şiiri       

         Modern Şiir         

       Görüntülü Şiirler      

      Türkülü Hikayeler     




      Türkçenin Tarihi      

     Dil Makaleleri       

        Ses Bilgisi         

     Kelime    

       Cümle      

       Paragraf       

        Metin         

      Yazım ve Noktalama      

      Atasözleri     

        Deyimler         

      Sözlükler      




     Planlar      

     Yazılı Soruları       

       Türkçe Dersi         

       Dil ve Anlatım Dersi    

    Türk Edebiyatı Dersi      

       Kompozisyon       

        ÖSS         

      SBS      

      KPSS     

      Kültür-Edebiyat Kulübü    

      Belirli Gün ve Haftalar      



DİVAN ŞAİRLERİ
Süleyman Çelebi

Mübarek günlerin vazgeçilmez bir parçası haline gelen Mevlid'in yazarı Süleyman Çelebi 15.yüzyılda Bursa'da yaşamış,Yıldırım Bayezid devrinin ünlü şeyhi Emir Sultan'a intisab etmiştir.Bursa'da Ulu Cami'in imamıdır.Mevlid'in asıl adı "Vesiletü'n-necat" tır.

Süleyman Çelebi "Vesiletü'n-necat" ını bir dava ve bir iddia üzerine yazmıştır.1409 yıllarında Ulu Cami'in imamı olduğu sırada Iranlı bir vaizin "La nuferriku beyne ehadin min rusulihi"(Biz Allah'ın peygamberlerinden hiçbirini ötekinden ayırmayız.) ayetini yanlış yorumlaması Süleyman Çelebi'yi çok kızdırdı.Vaiz bu ayete dayanarak Allah'ın, peygamberleri arasında hiç fark gözetmediğini,o halde Hz.Muhammed'in Isa Peygamber'den daha üstün tutulamayacağını söyledi.Halbuki bu ayet Allah'ın değil,kulların dilinden söylenmişti.Aslında Acem vaiz,Fetret devrini yaşayan Osmanlıları yıpratmak,halkı birbirine düşürmek maksadıyla bilhassa böyle söylüyordu. Müslümanların Hz.Muhammed'e olan saygı ve sevgisini zedelemeye çalışıyordu.Işte Süleyman Çelebi bu kötü niyetlileri susturmak,Hz.Muhammed'in bütün peygamberlerden üstün,en son peygamber olduğunu isbatlamak,şii-batıni akımlara karşı ehl-i sünnet görüşünü savunmak için "Vesiletü'n-necat" adlı eserini yazmıştır.

         Mevlid'den

          Allah adın zıkredelim evvela
          Vacip oldur cümle işte her kula

          Allah adın her kim ol evvel ana
          Her işi asan eder Allah ana
          ............
          Aşk ile her ikm ki dinlerse bunu
          Açıla gönlünde rahmet gülşeni
          ...................
          Amine hatun Muhammed anesi
          Olsadeften doğdu ol dür danesi

          Çünki Abdullah'tan oldu hamile
          Vakt erişti hafta vü eyyam ile

          Hem Muhammed gelmesi oldı yakin
          Çok alametler belirdi gelmedin
          .............
          Ol gece kim doğdı ol hayru'l-beşer
          Anesi anda neler gördü neler
          .............
          Dedi gördüm ol habibün anesi
          Bir acep nur kim güneş pervanesi

          Berk urup çıktı evimden nagehan
          Göklere irdi vu nur oldı cihan

          Indi göklerden melekler saf saf
          Ka'be gibi kıldılar evim tavaf

          Hem heva üzde döşendi bir döşek
          Adı Sündüs döşeyen anı melek

          Üç alem dahi dikildi üç yere
          Her birisi eydeyim nire nire

          Mağrib u başrıkta ikisi anın
          Biri damında dikildi Ka'be'nin
       
          Bildim anlardan ki ol halkın yeği
          Kim yakın oldu cihana gelmeği

          Çünki bu işler bana oldı yakın
          Ben evimden otururken yalnızın

          Yarılıp divar çıktı nagehan
          Üç bile huri bana oldı ayan

          Çevre yanıma gelip oturdılar
          Mustafa'yı bir birine muştılar

          Dediler oğlın gibi hiç bir oğul
          Yaradılalı cihan gelmiş değil


         
Sinava Hazirlik