Türk Edebiyatı Tarihi      

      Halk Edebiyatı       

         Divan Edebiyatı         

       Modern Türk Edebiyatı      

      Yazar ve Şairler      

       Edebi Sanatlar       

         Edebi Akımlar         

       Anlatım Türleri      

      100 Temel Eser      

      Kitap Tanıtımları       

        Düzyazı Türleri         

        Edebiyat Sözlüğü      

      Dünya Edebiyatı      

        Edebiyat Makaleleri      




      Şiir Nedir?      

     Şiir Türleri       

        Ölçü         

       Uyak ve Redif    

     Halk Şiiri      

       Divan Şiiri       

         Modern Şiir         

       Görüntülü Şiirler      

      Türkülü Hikayeler     




      Türkçenin Tarihi      

     Dil Makaleleri       

        Ses Bilgisi         

     Kelime    

       Cümle      

       Paragraf       

        Metin         

      Yazım ve Noktalama      

      Atasözleri     

        Deyimler         

      Sözlükler      




     Planlar      

     Yazılı Soruları       

       Türkçe Dersi         

       Dil ve Anlatım Dersi    

    Türk Edebiyatı Dersi      

       Kompozisyon       

        ÖSS         

      SBS      

      KPSS     

      Kültür-Edebiyat Kulübü    

      Belirli Gün ve Haftalar      



DİVAN EDEBİYATINDA AKIMLAR
Sebk-i Hindi

Kelimenin kökenine baktığımıza; "hindî" kelimesi, hinde ait demektir. "sebk" kelimesi ise bir şeyi eritme,kalıba dökme anlamlarıyla sözlüklerde yer alır. Edebi bir tür olarak ise ibârenin tarz ve tertîbi anlamındadır. Dolayısıyla sebk-i hindî terkibi, hint tarzı veye hint yolu anlamında kullanılmaktadır.

Sebk-i hindî akımı İran, Azerbaycan, Hindistan, Afganistan, Tacikistan, ve Türkiye olmak üzere birçok ülkenin edebiyat sahalarında, yüzyıllardır etkisini göstermiş bir akımdır. Bu edebi tarz, İranşahlarının baskısı sonucu Hindistan'a gelen, bir kısmı Türk asıllı olan bir grup tarafından ortaya atılmıştır. Temsilcileri arasında ise Şevket-i Buharî, Sâib-i Tebrizî, Tâlib-i Âmûti, Urfi-i Şirâzi, KelîmiKâşânî gibi şahsiyetleri ön planda görmekteyiz.

Bu ekolün bizim edebiyatımızdaki etkileri XVII. ve XVIII. yy'lara dayanmaktadır. Bu tarzın bizim edebiyatımızdaki temsilcileri arasında ise Nâilî, Nebî, Fehim-i Kadim, İsmetî, Şehrî, Şeyh Gâlib gibiisimleri saymak mümkündür.

AKIMIN ÖZELLİKLERİ

1.Anlam Özellikleri

a) Mânâ

Bu akımda mânâ, sözden daha önemli kılınmıştır. Diğer üslûblara göre bu akımda son derece gi-rift bir mânâ söz konusudur. Bu giriftlik, mânâdaki derinlik ve genişlikten kaynaklanmaktadır.

b) Hayâl

Sebk-i hindîdeki hayâl unsurları, klâsik şiirin dışında olduğundan farklı bir çizgi göstermiştir. Bu hayâller, bu ekolde olduğundan derinleşmiş, hayâl içinde hayâller meydana getirilmiştir. Dolayısıyla bu durum metnin anlaşılmasını oldukça güçleştirmiştir.

c) Izdırap

Dış âlemden iç âleme, insanın içine yönelme söz konusudur. İnsanın ızdırapları, çektiği acılar şiirinkonusu içerisine girmiştir. Bu sebeple şiirde bu kavramı verici tarzda kelimeler çok sık kullanılmaktadır.

d) Mübalağa

Bir olayı ifade ederken bilinenin çok üstünde gösterme durumudur. Bu durumun beraberinde şiirin anlaşılmasını  güçleştirici bir üslûb getirmiştir.

e) Tezat

Karşıt durumların birbiriyle olan ilişiğidir.

f)Yeni Mazmûn

Buradaki mazmûnun, telmih olmadığını vurgulamak gerekir. Mamûn her zaman telmih demek değildir;bir metnin içinde bir şeyi gizlemek demektir. Divan şiirinin kullanılmış mazmûn kalıplarının dışında şairler daha önce söylenmemiş, kimse tarafından kullanılmamış yeni mazmûnlar bulma çabası içine girmişlerdir. Zîrâ "bikr-i mazmûn"(daha önce söylenmemiş mazmûn) bu şiirin önemli bir özelliği olmuştur.

g) Tasavvuf

Bu ekol içinde tasavvuf yoğun olarak işlenmiş ve tasavvufla beraber anlam örgüsü şiirde yine mânâyıgüçleştirici unsurlardan biri olmuştur. Bu şairler tasavvufu bir amaç olarak görmemişler, sadece söylemek istediklerini ifade etmek için bir araç olarak kullanmışlardır.

2.Dil Özellikleri

a) Dilde İncelik 

       Hint tarzı şiirlerde dil ince, nazik ve süslüdür. Divan şairlerinden Şevket: "Söz ince, narin bir örtüdür; o kadar ince olmalıdır ki,altındaki anlamı örtmesin; anlam olduğu gibi görünsün" demiştir.

b) Yeni Kelimeler

Şairler bu üslûbta aynen mazmûnlarda olduğu gibi yeni kelimeler bulma çabası içine düşmüşlerdir. Bunda da orjinallik söz konusudur. Bazan bu kelimeleri seçerken lûgatlardan da yararlandıkları olmuştur.

c) Tamlamalar

Bu üslûbta tamlamalara çok yer verilmiştir. Bazan bütün bir mısranın tamamıyle terkib içinde oluştuğunu görmek bile mümkündür.

d) Rediflerin Kullanılması

Sebk-i hindî ile yazılmış şiirlere bakıldığında, bu şiirleri diğer divan şiirlerinden ayıran diğer bir özelliğin, bu şiirlerde, "rediflere sıklıkla yer verilmesi" olduğunu görürüz.
               
Şevkuz ki dem-i bülbül-i şeydâda nihânuz
Hûnuz ki dil-i gonçe-i hamrâda nihânuz"
                                                                                                             Neşâtî




Sinava Hazirlik