Türk Edebiyatı Tarihi      

      Halk Edebiyatı       

         Divan Edebiyatı         

       Modern Türk Edebiyatı      

      Yazar ve Şairler      

       Edebi Sanatlar       

         Edebi Akımlar         

       Anlatım Türleri      

      100 Temel Eser      

      Kitap Tanıtımları       

        Düzyazı Türleri         

        Edebiyat Sözlüğü      

      Dünya Edebiyatı      

        Edebiyat Makaleleri      




      Şiir Nedir?      

     Şiir Türleri       

        Ölçü         

       Uyak ve Redif    

     Halk Şiiri      

       Divan Şiiri       

         Modern Şiir         

       Görüntülü Şiirler      

      Türkülü Hikayeler     




      Türkçenin Tarihi      

     Dil Makaleleri       

        Ses Bilgisi         

     Kelime    

       Cümle      

       Paragraf       

        Metin         

      Yazım ve Noktalama      

      Atasözleri     

        Deyimler         

      Sözlükler      




     Planlar      

     Yazılı Soruları       

       Türkçe Dersi         

       Dil ve Anlatım Dersi    

    Türk Edebiyatı Dersi      

       Kompozisyon       

        ÖSS         

      SBS      

      KPSS     

      Kültür-Edebiyat Kulübü    

      Belirli Gün ve Haftalar      



OSMANLICA-TÜRKÇE SÖZLÜK
U


 

u’cûbe (A.) [ اعجوبه ] acayip, şaşılacak şey.

ubûdiyyet (A.) [ عبودیت ] kulluk.

ubûr (A.) [ عبور ] geçiş.

ucb (A.) [ عجب ] kendini beğenme.

ûd (A.) [ 1 [ عود .öd ağacı. 2.ud.

ûdî (A.) [ عودی ] ud sanatçısı.

udûl (A.) [ عدول ] vazgeçme.

udûl etmek vazgeçmek.

ufuk (A.) [ افق ] ufuk.

ufûnet (A.) [ 1 [ عفونت .yangı. 2.kötü koku.

uhde (A.) [ عهده ] sorumluluk.

uhrâ (A.) [ اخری ] başka, diğer.

uhrevî (A.) [ اخروی ] ahiret ile ilgili.

uht (A.) [ اخت ] kızkardeş.

uhuvvet (A.) [ اخوت ] kardeşlik.

ukâb (A.) [ عقاب ] kartal.

ukalâ (A.) [ عقلا ] akıl sahipleri.

ukbâ (A.) [ عقبی ] ahiret.

ukde (A.) [ 1 [ عقده .düğüm. 2.gönül üzüntüsü. 3.sorun.

ukûbât (A.) [ عقوبات ] cezalar.

ukûbet (A.) [ عقوبت ] ceza.

ukûbet bulmak cezalandırılmak.

ukûd (A.) [ عقود ] akitler.

ukûl (A.) [ عقول ] akıllar.

ûlâ (A.) [ اولی ] ilk, birinci.

ulemâ (A.) [ علما ] bilginler.

ulûfe (A.) [ 1 [ علوفه .yem. 2.yeniçeri maaşı.

ulûhiyyet (A.) [ الوهيت ] tanrılık.

ulûm (A.) [ علوم ] ilimler.

ûlülazm (A.) [ اولو العظم ] büyük peygamber.

ûlülebsâr (A.) [ اولو الابصار ] görüş sahipleri.

ûlülemr (A.) [ اولو الامر ] padişah.

ulüvv (A.) [ علو ] yücelik.

ulvî (A.) [ علوی ] yüce.

ulyâ (A.) [ 1 [ عليا .çok yüce. 2.yukarı, üst.

umde (A.) [ 1 [ عمده .dayanak. 2.ilke, prensip.

umk (A.) [ عمق ] derinlik.

ummâl (A.) [ 1 [ عمال .görevliler. 2.yöneticiler.

ummân (A.) [ عمان ] okyanus.

umran (A.) [ عمران ] bayındırlık.

umûm (A.) [ 1 [ عموم .genel. 2.halk. 3.tüm.

umûmen (A.) [ عموما ] genellikle.

umûmhâne (A.-F.) [ عموم خانه ] genelev.

umûmî (A.) [ عمومی ] genel.

umûmîleşmek genelleşmek.

umûmiyyet (A.) [ عموميت ] genellik.

umûmiyyetle (A.-T.) genellikle.

umûr (A.) [ امور ] işler.

unf (A.) [ عنف ] sertlik, katılık, şiddet.

unfen (A.) [ عنفا ] sertçe, şiddet kullanarak, kabalıkla.

unfuvân (A.) [ عنفوان ] gençlik ödnemi.

unmûzec (A.) [ انموذج ] örnek.

unnâb (A.) [ عناب ] hünnap.

unsur (A.) [ 1 [ عنصر .eleman.madde. 2.topluluk.

urefâ (A.) [ عرفا ] arifler.

urûc (A.) [ عروج ] yükselme, göklere ağma.

urûc etmek yükselmek, göklere ağmak.

urûk (A.) [ 1 [ عروق .damarlar. 2.ırklar.

urve (A.) [ عروه ] kulp.

uryân (A.) [ عریان ] çıplak, üryan.

usâre (A.) [ عصاره ] özsuyu.

usr (A.) [ عسر ] güçlük.

usret (A.) [ عسرت ] güçlük, sıkıntı, zorluk.

ustûre (A.) [ اسطوره ] efsane, mitoloji.

ustûrevî (A.) [ اسطوروی ] efsanevî, mitolojik.

usûl (A.) [ 1 [ اصول .asıllar. 2.yöntem, yol yordam, metod.

usûlî (A.) [ اصولی ] metodik.

uşşâk (A.) [ عشاق ] aşıklar.

utrûş (A.) [ اطروش ] sağır.

utûfet (A.) [ عطوفت ] şefkat.

uyûb (A.) [ عيوب ] kusurlar.

uyûn (A.) [ عيون ] gözler.

uzlet (A.) [ عزلت ] köşesine çekilme.

uzletgâh (A.-F.) [ عزلتگاه ] inziva yeri.

uzletgüzin (A.-F.) [ عزلت گزین ] köşesine çekilen, münzevi.

uzletgüzin olmak köşesine çekilmek.

uzmâ (A.) [ عظمی ] büyük, çok büyük.

uzûbet (A.) [ 1 [ عذوبت .tatlılık. 2.şirinlik, alımlılık.

uzûbet (A.) [ عزوبت ] bekarlık.

uzv (A.) [ 1 [ عضو .organ. 2.üye.

uzvî (A.) [ عضوی ] organik.

uzviyye (A.) [ عضویه ] canlı, organik.

uzviyyet (A.) [ عضویت ] canlı.

Sinava Hazirlik