Türk Edebiyatı Tarihi      

      Halk Edebiyatı       

         Divan Edebiyatı         

       Modern Türk Edebiyatı      

      Yazar ve Şairler      

       Edebi Sanatlar       

         Edebi Akımlar         

       Anlatım Türleri      

      100 Temel Eser      

      Kitap Tanıtımları       

        Düzyazı Türleri         

        Edebiyat Sözlüğü      

      Dünya Edebiyatı      

        Edebiyat Makaleleri      




      Şiir Nedir?      

     Şiir Türleri       

        Ölçü         

       Uyak ve Redif    

     Halk Şiiri      

       Divan Şiiri       

         Modern Şiir         

       Görüntülü Şiirler      

      Türkülü Hikayeler     




      Türkçenin Tarihi      

     Dil Makaleleri       

        Ses Bilgisi         

     Kelime    

       Cümle      

       Paragraf       

        Metin         

      Yazım ve Noktalama      

      Atasözleri     

        Deyimler         

      Sözlükler      




     Planlar      

     Yazılı Soruları       

       Türkçe Dersi         

       Dil ve Anlatım Dersi    

    Türk Edebiyatı Dersi      

       Kompozisyon       

        ÖSS         

      SBS      

      KPSS     

      Kültür-Edebiyat Kulübü    

      Belirli Gün ve Haftalar      



OSMANLICA-TÜRKÇE SÖZLÜK
Ç


 

çâbük (F.) [ چابک ] kıvrak, çevik, çabuk.

çâbükî (F.) [ چابکی ] kıvraklık, çeviklik, çabukluk.

çâbükpâ (F.) [ چابک پا ] ayağına çabuk.

çâbükrev (F.) [ چابک رو ] hızlı giden.

çâbüksüvar (F.) [ چابک سوار ] usta binici.

çâder (F.) [ 1 [چادر .çadır. 2.örtü, kadınların giydiği örtü.

çâdernişin (F.) [ چادرنشين ] göçebe, çadırda yaşayan.

çadır (F.) [ 1 [چادر .çadır. 2.örtü, kadınların giydiği örtü.

çağz (F.) [ چغز ] kurbağa.

çâh (F.) [ 1 [چاه .kuyu. 2.çukur.

çâk (F.) [ 1 [چاک .yırtık. 2.yırtmaç.

çâk etmek yırtmak.

çâk olmak yırtılmak.

çâkâçâk (F.) [ چاکاچاک ] kılıç şakırtısı.

çâker (F.) [ 1 [چاکر .kul. 2.hizmetkâr.

çâkerî (F.) [ 1 [چاکری .kulluk. 2.hizmetkârlık.

çâkûç (F.) [ چاکوچ ] çekiç.

çâlâk (F.) [ چالاک ] çevik, kıvrak.

çâlâkî (F.) [ چالاکی ] çeviklik, kıvraklık.

çâlik (F.) [ چاليک ] çelik çomak.

çâlpâre (F.) [ چارپاره ] çalpara.

çâme (F.) [ چامه ] şiir.

çâne (F.) [ چانه ] çene.

çâpâr (F.) [ 1 [چاپار .ulak. 2.postacı.

çâplûs (F.) [ چاپلوس ] dalkavuk.

çâr (F.) [ چار ] çare.

çâr (F.) [ چار ] dört.

çârçûbe (F.) [ چارچوبه ] çerçeve.

çardak (F.) [ چارطاق ] çardak.

çârdeh (F.) [ چارده ] ondört.

çâre (F.) [ 1 [چاره .tedbir. 2.çare. 3.ilaç, derman.

çârecû (F.) [ چاره جو ] çare arayan.

çâresâz (F.) [ چاره ساز ] çare bulan.

çâresâz olmak çare bulmak.

çâresâzî (F.) [ چاره سازی ] çare bulma.

çârgâh (F.) [ چارگاه ] Türk musikîsinde bir makam.

çârgûşe (F.) [ چارگوشه ] dört köşe.

çarh (F.) [ 1 [چرخ .tekerlek. 2.çarkıfelek. 3.felek. 4.tef. 5.çıkrık.

çarmıh (F.) [ چارميخ ] çarmıh.

çârnâçâr (F.) [ چارناچار ] ister istemez, çaresiz, mecburen.

çârpâ (F.) [ چارپا ] dört ayaklı.

çârsû (F.) [ چارسو ] dört yön.

çârsû (F.-A.) [ چارسو ] çarşı.

çârşeb (F.) [ چارشب ] çarşaf.

çârşenbe (F.) [ چارشنبه ] çarşamba.

çârtâk (F.) [ 1 [چارطاق .çardak. 2.kare şeklinde çadır.

çârüm (F.) [ چارم ] dördüncü.

çâryâr (F.) [ چاریار ] dört halife, Ebubekir, Ömer, Osman ve Ali.

çâşni (F.) [ چاشنی ] çeşni.

çâşnigîr (F.) [ چاشنی گير ] çeşnici.

çâşt (F.) [ چاشت ] kuşluk vakti.

çeğâle (F.) [ چغاله ] çağla.

çeh (F.) [ 1 [چه .kuyu. 2.çukur.

çehâr (F.) [ چهار ] dört.

çehre (F.) [ چهره ] yüz.

çehreperdâz (F.) [ چهره پرداز ] ressam.

çekâçâk (F.) [ چکاچاک ] kılıç şakırtısı.

çekîde (F.) [ چکيده ] damlamış.

çekûç (F.) [ چکوچ ] çekiç.

çelîpâ (F.) [ چليپا ] haç.

çem (F.) [ 1 [چم .salınma. 2.süslü.

çemen (F.) [ 1 [چمن .çimenlik, çayırlık. 2.yeşillik.

çemenzâr (F.) [ چمنزار ] çimenlik.

çenâr (F.) [ چنار ] çınar.

çenber (F.) [ 1 [چنبر .çember. 2.kasnak.

çend (F.) [ 1 [چند .kaç. 2.birkaç. 3.ne zamana kadar.

çendan (F.) [ چندان ] o kadar, onca.

çendin (F.) [ چندین ] bu kadar, bunca.

çeng (F.) [ 1 [چنگ .pençe. 2.el. 3.harp, çeng.

çengâl (F.) [ 1 [چنگال .pençe. 2.çengel.

çengî (F.) [ 1 [چنگی .çeng çalan. 2.dansöz, çengi.

çep (F.) [ چپ ] sol.

çerâ (F.) [ چرا ] otlama.

çerâgâh (F.) [ چراگاه ] otlak.

çerâğ (F.) [ 1 [چراغ .mum. 2.kandil.

çerâğân (F.) [ چراغان ] aydınlatma, donatma.

çerâkese (A.) [ چراکسه ] çerkesler.

çerb (F.) [ چرب ] semiz.

çerbzebân (F.) [ 1 [چرب زبان .yaltakçı. 2.ağzı laf yapan.

çerh (F.) [ 1 [چرخ .çark. 2.felek. 3.tekerlek. 4.çıkrık. 5.çarkıfelek. 6.tef.

çerm (F.) [ چرم ] deri.

çeşm (F.) [ چشم ] göz.

çeşmân (F.) [ چشمان ] gözler.

çeşmderîde (F.) [ چشم دریده ] arsız.

çeşme (F.) [ 1 [چشمه .pınar. 2.çeşme.

çetr (F.) [ 1 [چتر .gölgelik. 2.şemsiye.

çevgân (F.) [ چوگان ] çevgen.

çeyrek (F.) [ چهاریک ] dörtte bir, çeyrek.

çîgûne (F.) [ چگونه ] nasıl.

çigûnegî (F.) [ چگونگی ] nitelik.

çihâr (F.) [ چهار ] dört.

çihar yâr (F.) [ چهاریار ] dört halife. Ebubekir, Ömer, Osman, Ali.

çihârüdü (F.) [ چهار و دو ] dört ve iki.

çihârüse (F.) [ چهار و سه ] dört ve üç.

çihârüyek (F.) [ چهار و یک ] dört ve bir.

çihil (F.) [ چهل ] kırk.

çihilpâ (F.) [ چهل پا ] kırkayak.

çihre (F.) [ چهره ] yüz.

çil (F.) [ چل ] kırk.

çile (F.) [ 1 [چله .kırk günlük ibadet. 2.sıkıntı, azap. 3.iplik demeti.

çilekeş (F.) [ چله کش ] çile çeken, acı çeken.

çimen (F.) [ چمن ] çimenlik.

çîn (F.) [ چين ] kırışık.

çirâğ (F.) [ 1 [چراغ .mum. 2.kandil. 2.çırak.

çîredest (F.) [ چيره دست ] yetenekli, becerikli.

çirk (F.) [ 1 [چرک .kir. 2.irin.

çirkâb (F.) [ چرک آب ] pis su.

çirkîn (F.) [ 1 [چرکين .kirlenmiş. 2.çirkin.

çîz (F.) [ چيز ] şey.

çûb (F.) [ 1 [چوب .sopa. 2.odun. 3.tahta.

çûbân (F.) [ چوبان ] çoban.

çûbek (F.) [ 1 [چوبک .tokmak, tokaç. 2.çomak.

çun (F.) [ 1 [چون .gibi. 2.mademki. 3.nasıl. 4.için. 5.çünkü.

çün (F.) [ 1 [چن .gibi. 2.mademki. 3.nasıl. 4.için. 5.çünkü.

çünki (F.) [ چونکه ] çünkü.

çüst (F.) [ چست ] çevik, kıvrak.

çüstî (F.) [ چستی ] çeviklik, kıvraklık.

çüvâl (F.) [ چوال ] çuval.

çüvaldûz (F.) [ چوالدوز ] çuvaldız.

 
Sinava Hazirlik