Türk Edebiyatı Tarihi      

      Halk Edebiyatı       

         Divan Edebiyatı         

       Modern Türk Edebiyatı      

      Yazar ve Şairler      

       Edebi Sanatlar       

         Edebi Akımlar         

       Anlatım Türleri      

      100 Temel Eser      

      Kitap Tanıtımları       

        Düzyazı Türleri         

        Edebiyat Sözlüğü      

      Dünya Edebiyatı      

        Edebiyat Makaleleri      




      Şiir Nedir?      

     Şiir Türleri       

        Ölçü         

       Uyak ve Redif    

     Halk Şiiri      

       Divan Şiiri       

         Modern Şiir         

       Görüntülü Şiirler      

      Türkülü Hikayeler     




      Türkçenin Tarihi      

     Dil Makaleleri       

        Ses Bilgisi         

     Kelime    

       Cümle      

       Paragraf       

        Metin         

      Yazım ve Noktalama      

      Atasözleri     

        Deyimler         

      Sözlükler      




     Planlar      

     Yazılı Soruları       

       Türkçe Dersi         

       Dil ve Anlatım Dersi    

    Türk Edebiyatı Dersi      

       Kompozisyon       

        ÖSS         

      SBS      

      KPSS     

      Kültür-Edebiyat Kulübü    

      Belirli Gün ve Haftalar      



DİVAN ŞAİRLERİ
Nesimi

Hayatına dair kesin bir bilgi yoktur. Asıl adı İmadeddin'dir. Ölüm tarihi kimi kaynaklarda 1417 kimilerinde 1418 olarak da belirtilmektedir. Şiirleri dönemin bir çok şairini etkilemiştir. Kendisinin de Mevlanadan etkilendiği ileri sürülmektedir. Çesitli nazireler yazmıştır. Esterabadlı Fazlullah'in yaymaya çalıştığı Hurufiliği benimsedi. Bu mezhebin önde gelen savunucuları arasında yer aldı. Ülkenin çesitli yerlerinde dolaşarak şiirleriyle yaymaya çalıştı. Bu, yöneticileri rahatsız etti. Mısır Çerkez Kölemenleri hükümdarı El-Müeyyed Şeyhin emriyle Şam'da derisi yüzülerek öldürüldü. Cesedi bir hafta halka gösterildi. Eserleri arasında Türkçe ve Farsça divan, en önemlileridir.

Gazel

Şol şemi gör ki nârına pervâneyem yine
Baş oynamakda gör nice merdâneyem yine

Sâkî lebinden esrümişem şol kadehden uş
Mestâne gözlerün gibi mestâneyem yine

'Kalü bela'da kûy-i harâbât idi yirüm
Şol ma'niden mücâvir-i meyhâneyem yine

Bezm-i ezelde hem-nefesüm gerçi câm idi
Şükr iderüm ki hem-dem-i peymâneyem yine

İy bilmeyen bu cân-ı azîzün hakîkatin
Cânı bilene sor ki ne cânâneyem yine

Işkunda iy cemâl ile efsâne fi'l-mesel
Halkun dilinde gör ki ne efsâneyem yine

Endîşenün imâretini kılmışam harâb
Şol genc-i bî-nihâyete vîrâneyem yine

Yâ Rab ne sihr ider şu perî-şekl ü şîve kim
Zencîr-i ca'd-ı zülfine dîvâneyem yine

İy gevherün bahâsını mikdârını bilen
Asdâf içinde gör ki ne dür-dâneyem yine

Yüzünde iy sanem göreli zülf ü hâlüni
Dâm-ı belâda dâne gibi dâneyem yine

Keşf eyledi Nesîmî dehânun rumûzunı
Miftah-ı gayba gör ki ne dendâneyem yine

Güldür Gül

Ben bugün pirime vardım
Pirin cemali güldür gül
Oturmuş tahtı mekana
Tahtı revanı güldür gül

Gülden terazi tutarlar
Gülü gül ile tartarlar
Gül alır gül satarlar
Çarşı pazarı güldür gül

Gülden degirmeni döner
Onun ile gül döverler
Akar arkı döner çarkı
Bendi pınarı güldür gül

Ak gül ile kırmızı gül
Çift yetişmiş bir bahçede
Bakışları hare karşı
Har-ı ezharı güldür gül

Gel ha gel Seyyid Nesimi
Hak nefesi güldür gülün
Şu öten garip bülbülün
Derdi figanı güldür gül

Gazel

Senden ırag ey sanem şâm-u seher yanaram
Vaslını ârzûlaram dahi beter yanaram

‘Aşk ile şevkın odu cânuma kâr eyledi
Gör nice tâbende uşşems ü kamer yanaram

Senden ırag oldugum bagrumı kan eyledi
Oldı gözümden revân hûn-ı ciger yanaram

Şems-i ruhun sûreti karşuma gelmiş durur
Şa-şa’asından bana şu-le düşer yanaram

Sabr-ı ile ârâm-ı dil kapdı elümden gamun
Bâd-ı hevâdan degül gamdan eger yanaram

Çıkdı içümden tütün çarhı boyadı bütün
Gör ki âteşdeyem gör ne kadar yanaram

Yandugumı yâr içün gizlü degül ben dahi
Her ne kadar kim anun gönlü diler yanaram

Müdde’î yanar dimiş gamda Nesîmî belî
Gamdan yanan yârı yâr çünki sever yanaram



Sinava Hazirlik