Türk Edebiyatı Tarihi      

      Halk Edebiyatı       

         Divan Edebiyatı         

       Modern Türk Edebiyatı      

      Yazar ve Şairler      

       Edebi Sanatlar       

         Edebi Akımlar         

       Anlatım Türleri      

      100 Temel Eser      

      Kitap Tanıtımları       

        Düzyazı Türleri         

        Edebiyat Sözlüğü      

      Dünya Edebiyatı      

        Edebiyat Makaleleri      




      Şiir Nedir?      

     Şiir Türleri       

        Ölçü         

       Uyak ve Redif    

     Halk Şiiri      

       Divan Şiiri       

         Modern Şiir         

       Görüntülü Şiirler      

      Türkülü Hikayeler     




      Türkçenin Tarihi      

     Dil Makaleleri       

        Ses Bilgisi         

     Kelime    

       Cümle      

       Paragraf       

        Metin         

      Yazım ve Noktalama      

      Atasözleri     

        Deyimler         

      Sözlükler      




     Planlar      

     Yazılı Soruları       

       Türkçe Dersi         

       Dil ve Anlatım Dersi    

    Türk Edebiyatı Dersi      

       Kompozisyon       

        ÖSS         

      SBS      

      KPSS     

      Kültür-Edebiyat Kulübü    

      Belirli Gün ve Haftalar      



DİVAN ŞAİRLERİ
Muhibbi (Kanuni)

16. yüzyılın muhteşem sultanı Kanuni, aynı zamanda Muhibbi mahlasıyla şirler söyleyen bir şairdir. Büyük ve duygulu hükümdar, Türk dilinde bir ata sözü kıymeti kazanan

          "Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi
          Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi"

Kanuni Sultan Süleyman'ın en büyük talihsizliği, Osmanlı iktidarında, devletin bütünlüğünü devam ettirmek için geleneksel bir siyaset haline gelmiş olan kardeş şehzadeler arasındaki ölüm kalım mücadelesini bir baba olarak yaşamasıydı.

Kanuni, 1543'te en sevdiği oğlu Şehzade Mehmed'in ölümü üzerine, içindeki yangını "Şehzadeler güzidesi Sultan Mehemmedim" mısraına işleyerek, tarih düşürmüş, Şehzade Camii'ni oğlunun anısına yaptırmıştır.

Bu hadiseden on sene sonra bu sefer kahramanlıklarıyla ünlü Şehzade Mustafa'yı idam ettirmek zorunda kaldı. Şehzade Mustafa'nın boğduruluşu, hastalıklı bir şehzade olan ve ağabeyini çok seven Şehzade Cihangir'i o kadar sarstı ki, bu hüzün onun ölümüne sebep oldu.

Kanuni, bütün sevgisini üzerinde topladığı Şehzade Cihangir'in ölümü üzerine hatırasına Cihangir Camii'ni yaptırdı.

Kanuni'nun diğer iki oğlundan Şehzade Bayezid, kardeşi Şehzade Selim ile mücadeleye girmiştir. Etrafındaki bazı kişilerin kışkırtmasıyla hadiseler isyana dönüşmüştür. Başarılı olamayınca Iran'a iltica etmek zorunda kalan Şehzadeye, şair padişahın yazdığı, onu affetmek istediğini belirten şiiri çok güzeldir.

Bir büyük padişahın, çektiği acıları düşününce insan, dünya saltanatının bedelinin bu kadar ağır olmasının, " Sultan Süleyman " olarak dünyaya gelmenin ve bu kaderle yaşamanın hiç de imrenilecek tarafı olmadığını görebiliyor.

          Ey demadem mazhar-ı tuğyan u isyanım oğul
          Takmayan boynuna hergiz tavk-ı fermanım oğul
          Ben kıyar mıydım sana ey Bayezid hanım oğul
          Bi-günahım dime bari tevbe kıl canım oğul

          Neşet-i Haktır übüvvet ram olan olur kerim
          "La tekul üf" kavlini inkar eden kalur yetim
          Taat ü isyana alimdür Hudavend-i Kerim
          Bi-günahım dime bari tevbe kıl canım oğul

          Tutalım iki elün baştan başa kanda ola
          Çünki istiğfar edersün biz de affetsek n'ola
          Bayezid'im suçuna bağışlarum gelsen yola
          Bi-günahım dime bari tevbe kıl canım oğull

         
Sinava Hazirlik