Türk Edebiyatı Tarihi      

      Halk Edebiyatı       

         Divan Edebiyatı         

       Modern Türk Edebiyatı      

      Yazar ve Şairler      

       Edebi Sanatlar       

         Edebi Akımlar         

       Anlatım Türleri      

      100 Temel Eser      

      Kitap Tanıtımları       

        Düzyazı Türleri         

        Edebiyat Sözlüğü      

      Dünya Edebiyatı      

        Edebiyat Makaleleri      




      Şiir Nedir?      

     Şiir Türleri       

        Ölçü         

       Uyak ve Redif    

     Halk Şiiri      

       Divan Şiiri       

         Modern Şiir         

       Görüntülü Şiirler      

      Türkülü Hikayeler     




      Türkçenin Tarihi      

     Dil Makaleleri       

        Ses Bilgisi         

     Kelime    

       Cümle      

       Paragraf       

        Metin         

      Yazım ve Noktalama      

      Atasözleri     

        Deyimler         

      Sözlükler      




     Planlar      

     Yazılı Soruları       

       Türkçe Dersi         

       Dil ve Anlatım Dersi    

    Türk Edebiyatı Dersi      

       Kompozisyon       

        ÖSS         

      SBS      

      KPSS     

      Kültür-Edebiyat Kulübü    

      Belirli Gün ve Haftalar      



BATI MEDENİYETİ ETKİSİNDEKİ TÜRK EDEBİYATI
Birinci ve İkinci Meşrutiyet Döneminde Batılılaşma Hareketleri

Mutlak monarşi kimlerin çabasıyla yıkıldı?

Mutlak monarşik temeller üzerine kurulmuş olan Osmanlı İmparatorluğunda 19. yüz yılın ikinci yarısında bir grup genç yeni bir arayışa girdi. Öncülüğünü Namık Kemal, Ali Suavi, Ziya Paşa, Mithat Paşa gibi aydınlar ülkenin düzlüğe çıkıp eski gücüne ulaşabilmesi için mutlak yönetimden vazgeçip meşruti sisteme geçilmesini düşünüyorlardı. Bunu düşüncede bırakmayıp, Genç Osmanlılar adıyla gizli bir örgüt kurarak gerçekleştirme yollarını arıyorlardı. Ülke meşrutî sisteme geçecek olursa anayasalı ve halkın temsilcilerinden oluşan parlamentolu bir sistem egemen olacaktı. Adı geçen kişilerin özverili çalışmaları ve bazı asker ve sivil bürokratların desteklemesiyle meşrutî sisteme karşı olan Abdülaziz tahtan indirilerek, yerine V. Murat geçirildi. Ancak sağlığının giderek bozulması üzerine II. Abdülhamit tahta çıkarıldı.

Başlangıçtaki iyi ilişkiler zamanla bozuldu. Abdulhamit tahta otururken Anayasayı ilân edeceğine dair söz vermesine karşılık, bu sözünü yerine getirmekten kaçınıyordu. Bu da gençlerle ilişkisini bozuyordu. Nitekim asker ve sivil güçlerin baskısıyla 1876’da Anayasayı ilan etti. 1877 Martında da Parlamentoyu açarak meşrutî sistemin çarklarını işletmeye başladı. Ne yazık ki parlamentonun ömrü kısa sürdü. Osmanlı - Rus savaşını bahane eden Abdülhamit Parlamentoyu tatil etti, Anayasayı uygulamaktan vazgeçti. Bu durum ülkede yeni bir özgürlük mücadelesinin doğmasına yol açtı.

İkinci kez meşrutiyetin ilanını sağlayan güçler kimlerdi?

1889’da İttihat ve Terakki Cemiyeti kurularak, Abdülhamit istibdatını yıkıp, yerine meşrutî sistemi geçirme amaçlandı. Nitekim 23 Temmuz 1908’de Anayasa’nın yürürlüğe girmesi sağlanarak ülke yeniden meşrutî sisteme kavuşturulacaktır.

1876’dan başyarak 1908’e kadar ülkede siyasal haklar askıya alınırken, çeşitli alanlarda yeniliklere hız verilmiştir. Özellikle eğitim alanında önemli gelişmeler olmuş ve her düzeyde çok sayıda okul açılmıştır. Ancak bu okullardan yetişenler mevcut siyasal sistemle uyuşamamışlar ve anayasanın yeniden yürürlüğe konması için gizliden gizliye büyük bir mücadele içine girmişlerdir. İttihat ve Terekki Cemiyeti adı altında birleşen yurt içinde ve yurt dışında özgürlük mücadelesi veren muhalif güçler ordudan aldıkları yardımla istibdat yönetimini yıkarak, 23 Temmuz 1908’de anayasanın yeniden yürürlüğe girmesini sağlamışlardır. İstibdat yönetimi yıkılınca onun dayanağı olan hafiye örgütü ve sansür de kaldırılmıştır. Ülkenin kurtuluşu için insanlar görüşlerini daha rahatça ortaya koyma imkânı bulmuşlardır. Böylece Osmanlıcılık, İslâmcılık, Türkçülük ve batıcılık gibi çeşitli fikir akımları doğmuştur. Bu fikir akımları siyasal kültürün gelişimi yanında Türk edebiyatının gelişimine de önemli katkılarda bulunmuşlardır.

Örgütlenme hareketi hızlanmış çeşitli dernek ve cemiyetler kurularak, ülke aydınları buralarda bir araya gelerek ülke sorunlarını tartışmışlardır. Sansür kaldırıldığı için siyasî, edebî, sanatsal yayın organların sayısı giderek artmış; ülkede âdeta bir fikir seli boşanmıştır. Kültürel değerlerin ortaya çıkarılması için ciddi girişimler başlatılmış; Milî Kütüphane , Millî hazinei Evrak, Millî Musikî, Millî Filmcilik, Millî Coğrafya cemiyetlerini kurmuştur. İttihatçılar eğitim üzerinde durmuşlar, onu millîleştirmeye ve kısıtlı da olsa laikleştirmeye çabalamışlardır. Kızların eğitimine önem vermişler, darülfünunda kızlar için bölüm açmışlardır. Kızların doktorluk yapmalarına izin verilmiştir. Kadın hakları konusunda gelişmeler olmuştur. Böylece ilerde Atatürk döneminde yapılacak devrimlere bir zemin oluşturulmuştur.

İkinci Meşrutiyet boyunca devleti çağdaşlaştırma çalışmalarına devam edilmiştir. Parlamento kavramı yerleştirilmiş, siyasal partiler kurulmaya başlanmış; Anayasada bazı değişiklikler yapılarak siyasal sistem parlamenter sistem, hâline getirilmiştir.

İttihatçılar millî iktisat politikası adıyla bir ekonomi politikası belirlemişler; fakat uygulamaya koyamamışlardır. Trablusgarp, Balkan ve Birinci Dünya Savaşları İttihatçıların çeşitli alanlarda yapmayı düşündükleri reformları engellemiştir.

İttihatçılar askerî alanda da birçok yenilik yapmayı plânlamışlar ve bu amaçla İngiltere, Fransa ve Almanya’dan çeşitli uzmanlar getirmişlerdir.

Tanzimat Öncesi Batılılaşma Hareketleri

Tanzimat Dönemi batılılaşma Hareketleri

Meşrutiyet Dönemleri Batılılaşma Hareketleri

Cumhuriyet Dönemi Batılılaşma Hareketleri



Sinava Hazirlik