Türk Edebiyatı Tarihi      

      Halk Edebiyatı       

         Divan Edebiyatı         

       Modern Türk Edebiyatı      

      Yazar ve Şairler      

       Edebi Sanatlar       

         Edebi Akımlar         

       Anlatım Türleri      

      100 Temel Eser      

      Kitap Tanıtımları       

        Düzyazı Türleri         

        Edebiyat Sözlüğü      

      Dünya Edebiyatı      

        Edebiyat Makaleleri      




      Şiir Nedir?      

     Şiir Türleri       

        Ölçü         

       Uyak ve Redif    

     Halk Şiiri      

       Divan Şiiri       

         Modern Şiir         

       Görüntülü Şiirler      

      Türkülü Hikayeler     




      Türkçenin Tarihi      

     Dil Makaleleri       

        Ses Bilgisi         

     Kelime    

       Cümle      

       Paragraf       

        Metin         

      Yazım ve Noktalama      

      Atasözleri     

        Deyimler         

      Sözlükler      




     Planlar      

     Yazılı Soruları       

       Türkçe Dersi         

       Dil ve Anlatım Dersi    

    Türk Edebiyatı Dersi      

       Kompozisyon       

        ÖSS         

      SBS      

      KPSS     

      Kültür-Edebiyat Kulübü    

      Belirli Gün ve Haftalar      



HALK ŞAİRLERİ
Mahzuni Şerif

1940 'ın başlarında, ileride ' Pir Sultanların ' ölümsüzlüğünün en büyük kanıtlarından biri olacak Mahzuni Şerif, Afşin' in Berçenek Köyünde doğar.
1956yılında Berçeneğe gelen ilk okuldan mezun olur. Berçeneğin okulsuz yıllarında, Elbistan' ın Alembey Köyü' nde, Lütfü Efendi Medresesinde Kur 'an eğtimi almış, Eski Türkçe okumuş ve yazmıştır.

1957 yılında Mersin Astsubay Okulu' na gider. 17 yaşındayken babasının zoruyla dayısının kızı Emine ile evlenir. Bu evlilikten bir kızı olsa da Mahzuni bu evliliği bir mektupla bitirir.

1960 yılında Ankara Ordu Donatım Teknik Okulu' nu başarıyla bitirir. Başarısının gereği Kuleli Askeri Lisesi' ni aynı yıllarda hak etmesine karşılık, toplumculuğa ve halk edebiyatına gönül verdiği ve Alevi olduğu için ordudan ihraç edilir.
1961Ankara'da İtalyan asıllı Sovina (Suna) isimli bir kızla tanışır. Bu evlilikten Züleyha, Emrah, Ferhat adlı üç çocuğu olur. Bu yıldan itibaren, sevip gönül verdiği yoldan giderek, yüzlerce plak ve kaset yapar. Hakkında yazılan ve yazdığı kitaplar uluslararası edebi tartışmalara konu olur.

1971Mahzuni üçüncü eşi Fatma Hanım ı görür beğenir sever ve evlenir. Bu evliliklerinden Derya, Ali, Şeyda ve Yetiş adlı dört çocukları oldur. Aynı yılolan askeri darbeden sonra kurulan Nihat Erim hükümeti nin Deniz Gezmiş ve Arkadaşlarına kıymasına dayanamayıp 'Erim Erim Eriyesin' türküsünü patlatmasından dolayı hemen tutuklanıp dört ay cezaya çarptırılır. Tahliye olur ve yeniden tutuklanır.

1972 de Gaziantep' deki evi kundaklandı. Ozanmız' ın tüm ödülleri ve arşivinin yandığı söyleniyor.

1973yılında halkı suça teşvik etmekten tutuklanır. Ankara'da Sıkıyönetim Mahkemesi'nde yargılanır.

1962 - 1988 sürecinde defalarca saldırıya uğrar, evi yakılır, mahkemelik olur, tutuklanır, hapse atılır, dövülür, dişleri sökülür...

1989-1991yılları arasında 'Halk Ozanları Derneği' genel başkanlığını yapmıştır.1997yılının haziran ayında Almanya'da beyin kanaması geçirip, Almanya 'nın Ulm Şehrinde tedavi görür.

1998yılında, 58 kaset sahibi olan Ozanımız, dünyanın yaşayan üç büyük ozanı arasında birinci sırayı aldı. Bir çok yabancı ülkede deyişleri değişik dillerde okunmuştur. Tüm türkülerinin yer aldıığı 8 kiyabı bulunan Ozanımız 'ın, Bektaşı Kültürünün ve Anadolu Ezgilerinin dünyaya tanıtılmasında önemli bir yeri vardır.
2001 in başlarında rahatsızlanarak, kalp ve solunum yetmezliği nedeniyle, JFK Hospital'da yoğun bakım altına alındı. Mayıs ayında, günümüzün Pir Sultan'ı Aşık Mahzuni Şerif, bir kez daha ölümü yenmeyi başardı. Ve aynı yılın kasım ayında kendisine, ''Elhamdülüllah Kızılbaşım ve Laikim. Ben değil yedi sülalem kızılbaştır. Bir suç varsa oda dedemdedir! " dediği için,DGM tarafından dava açıldı. Duruşma 27. 12. 01 tarihinde DGM ' de yapıldı.

2002 Mayıs ayının 17 si Mahzuni Severler için kara bir gün: Evli, sekiz çocuk, dört torun sahibi olan Değerli Ozanımız 62 yaşında Almanyanın Köln Şehrinde hayata gözlerini yumdu. Bu acı ana kadar O, devletin düzenini yıkmak suçundan, hala yargılanıyordu.Şu an son ikamatkahı olan Hacı Bektaş Veli Külliyesi'nin yakınındaki Çilehane adı verilen bölgede huzur içinde yatıyor.



Bahar Ayları

Aha geldi geçti, bahar ayları
Kuş mu konar gayrı selvi dalına
Gel otur yanıma, ağlama bari
Türküler yaz duyalım dediler vay

Biterm'ola yüreğimin yarası
Merhemimdir kaşlarının karası
Elbistan ile Akçadağ'ın arası
Gönlüm düştü böyle tatlı geline vay

Ömür pençesini takip gidiyor
Geçtiği yerleri yakıp gidiyor
Biçare gözlerim akıp gidiyor
Bin dokuz yüz altmış yedi yılına vay vay

Der Mahzuni yüreğime can gelir
Dermansız doktorlar her zaman gelir
Azrail çökse de gene can gelir
Yeter ki al yatır beni koluna vay.

Eseri Gördüm

Ben aglamam On Kasim'da
O'nu, her gün diri gördüm
Ölene dek görecegim
Dogalidan beri gördüm

Halka, vermişti canini
Hak'tan almiş ünvanini
Atmiş, Osmanli şanini
Samsun'da bir eri gördüm

Matemin doyurmaz beni
Minnetim kucaklar seni
Bize cennet gibi yeni
Verdigin eseri gördüm

Ulu Atam, inan buna
Düşkünler hayrandir sana
Mazlum Milletler adina
Sendeki zaferi gördüm

Ne hikmet, varidi sende
Güneştin, dogdun cihanda
Bin yillarin ötesinde
El bastigin, yeri gördüm

Mahzuni yoluna düştüm
Nice nice engel aştim
On Kasim'da kaybetmiştim
Daha şimdi geri gördüm

Bir Köşede Yatar Ağlarım

Bu yıl benim yeşil bağım kurudu
Dolu vurdu yaprakları kurudu
Benim de saz tutan elim varidi
Şimdi bir köşede yatar ağlarım

Benim ile lokma yeyip içenler
Gölgemin altında konup göçenler
Sizi zalim dar günümde kaçanlar
Ben kendi kendime çatar ağlarım

Çırpına çırpına bir yuva kurdum
Bebeği görmedim kundağı gördüm
Deryada boğuldum karada vurdum
Çileden çileye batar ağlarım

Mahzuni Şerif'im budur ahvalim
Zamane bozulmuş insanlar zalim
Kıyamete kadar gider vebalim
Sabır edip matem tutar ağlarım

Erkek Yolcu Kadın Yoldur

Ey erenler şu dünyada
Erkek yolcu, kadın yoldur
Nazenin bir bahçe imiş
Erkek bülbül, kadın güldür

Güneş doğar sanma asmaz
Gerçekler yurdundan sapmaz
Erkek boşuna çalışmaz
Erkek arı, kadın baldır

Boşuna mı neler çektim
Boşuna mı boyun büktüm
Bir bahçeye fidan diktim
Erkek fidan, kadın daldır

Ben nereden oldum aşık
Neden işlerim dolaşık
Kadın evde olur ışık
Kadın lamba, erkek pildir

Mahzuni'yim halim harap
Şu aleme olmuş turap
Gel bizleri koru Yarab
Bilmem ki bu nasıl haldir.

Bizimdir

Soyulmadık bir derimiz kalmıştı
Soyun babo soyun meydan sizindir
Hiç bir canlı kardeşine kıyamaz
Yiyin babo yiyin meydan sizindir
Simdi sizin ama sonra bizimdir
Barış bizimdir, Kardeşlik bizimdir

Toprağa karışmış fakirin teri
Ağlamak bilir mi beylerin dili
Size beyefendi bize serseri
Deyin babo deyin meydan sizindir
Meydan sizin ama, İnsanlık bizimdir
Dünya bizimdir, Evren bizimdir

Gıyas edilir mi çul ile halı?
Kimler yapmış size böyle bir yolu?
Yemekle biter mi milletin malı?
Yiyin babo yiyin meydan sizindir
Köşkler saraylar hanlar sizin ama
Onu yapan eller, emekler bizimdir
Mahzuni bizimdir, sevgi bizimdir.

Dögüşmeyin Yigitler

Boşa dögüşmeyin bizim yigitler
Sizi vurduranlar vurulmuyor ki
Kim bilir nerde hangi koltukta
Kömürde tarlada yorulmuyor ki

Ayni baba dölü ölen öldüren
Ölenle öldüren iti güldüren
Yokmuyudu bunu size bildiren
Vur diyenler burda görülmüyor ki

Işçiyi isçiye düşüren zalim
Boynumuzda boza pişiren zalim
Bu kadar bardagi; taşiran zalim
Gözümüz önüne serilmiyor ki

Yeni adi çikmiş sag ile sol'un
Tarihte borcu yok kullara kulun
Iki yani birdir yaptigin çulun
Bilirsin ölenler dirilmiyor ki

Mahzuni der nedir Hak'kin davasi
Insana benzer mi köpek mayasi
Ah tükenip bitsin sinif kavgasi
Sinifsiz bir okul kurulmuyor ki.

Sinava Hazirlik