Türk Edebiyatı Tarihi      

      Halk Edebiyatı       

         Divan Edebiyatı         

       Modern Türk Edebiyatı      

      Yazar ve Şairler      

       Edebi Sanatlar       

         Edebi Akımlar         

       Anlatım Türleri      

      100 Temel Eser      

      Kitap Tanıtımları       

        Düzyazı Türleri         

        Edebiyat Sözlüğü      

      Dünya Edebiyatı      

        Edebiyat Makaleleri      




      Şiir Nedir?      

     Şiir Türleri       

        Ölçü         

       Uyak ve Redif    

     Halk Şiiri      

       Divan Şiiri       

         Modern Şiir         

       Görüntülü Şiirler      

      Türkülü Hikayeler     




      Türkçenin Tarihi      

     Dil Makaleleri       

        Ses Bilgisi         

     Kelime    

       Cümle      

       Paragraf       

        Metin         

      Yazım ve Noktalama      

      Atasözleri     

        Deyimler         

      Sözlükler      




     Planlar      

     Yazılı Soruları       

       Türkçe Dersi         

       Dil ve Anlatım Dersi    

    Türk Edebiyatı Dersi      

       Kompozisyon       

        ÖSS         

      SBS      

      KPSS     

      Kültür-Edebiyat Kulübü    

      Belirli Gün ve Haftalar      



KELİME GRUPLARI

Kelime grubu, bir varlığı, bir kavramı, bir niteliği veya bir hareketi karşılamak üzere, belirli kurallar içinde yan yana gelen kelimeler topluluğu­dur. Tek kelime ile karşılanamayan varlık, kavram, nitelik, durum ve hare­ketler, kelime gruplarıyla karşılanır. Örnek : Kutup yıldızı, çamaşır makinesi... Tek kelime ile karşılanan varlık, kavram, nitelik, durum ve hareketlerin anlamı da kelime gruplarıyla genişletilir. Örnek : küçük çocuk, çok sevilen arkadaş...

Kelime gruplarını 14 başlık altında inceleyebiliriz :

1. İsim tamlaması :

Bir isim unsurunun iyelik sistemi içinde bir başka isim unsuruyla kurduğu kelime gurubuna isim tamlaması denir.

Örnek :

ağacın / meyvesi arabanın / tekerleği kapı/ kilidi masa / örtüsü

badem ağaçlarının /pembe beyaz çiçekleri

2. Sıfat Tamlaması :

Bir isim unsurunun, bir sıfat unsuruyla nitelendiği kelime grubuna sıfat tamlaması denir.

Örnek :

bozuk/ saat ağlayan / çocuk ucuz / sebze çok katlı / binalar

3. Sıfat Fiil Grubu :

Bir sıfat fiil ile bu sıfat fiile bağlı unsur veya unsurlardan kumlan keli­me grubuna sıfat fiil grubu denir.

Örnek :

hayalleri /yıkılmış (genç) mutluluk rüzgarları /estiren (adam)

4. Zarf Fiil Grubu :

Bir zarf fiil ile bu zarf fiile bağlı unsur veya unsurlardan kumlan keli­me grubuna zarf fiil grubu denir.

Örnek :

tek başına/dövüşerek gece gündüz/okuyup

5. İsim Fiil Grubu :

Bir hareket ismi ile ona bağlı unsur veya unsurlardan kurulan kelime grubuna isim fiil grubu denir.

Örnek :

onu gireceği sınava hazırlamak güneşli, sakin bir sabaha uyanmak

6. Tekrar Grubu :

Bir nesneyi bir hareketi karşılamak üzere eş görevli iki kelimenin meydana getirdiği kelime grubuna tekrar grubu denir.

Örnek :

çoluk çocuk, içli dışlı, koşa koşa., geze geze, mini mini, iyi kötü, sağa sola, tabak mabak, kuş muş...

7. Edat grubu :

Bir isim unsuru ile bir çekim edatından kurulan kelime grubuna edat grubu denir.

Örnek :

söylediğim / gibi yorgunluğuma / rağmen bir dilim ekmek/ için

8. Bağlama grubu :

Bağlama edatları ile birbirine bağlanmış iki veya daha fazla isim unsu­runun meydana getirdiği kelime grubuna bağlama grubu denir.

Örnek :

savaş ve barış

dinlemek, anlamak ve yorumlamak kafası da gönlü de ne ekmek ne para

9. Unvan grubu :

Bir şahıs ismiyle bir unvan veya akrabalık isminden kurulan kelime grubuna unvan grubu denir.

Örnek :

Oğuz Han, Bilge Kağan, Dede Korkut, Sütçü İmam, Şahin Bey, Nene Hatun, Mustafa Kemal Paşa, Albay Tahir, Doktor Murat, Hemşire Neslihan vb.

10. Birleşik İsim (Grubu)

Bir nesnenin özel adı olmak üzere bir araya gelen kelimeler toplulu­ğuna (grubuna) birleşik isim denir. Birleşik isimler, birleşik kelimelerden farklıdır, yanyana sıralanan özel isimlerle kurulur.

Örnek :

Fatih Sultan Mehmet, Arif Nihat Asya, Orhan Kemal, Memduh Şevket Esendal, Deli Dumrul, Kaşkarlı Mahmut, Emine Işınsu, Sevinç Çokum, Nezihe Araz, Yaşar Kemal, Mimar Sinan...

11. Ünlem grubu :

Bir ünlem edatı ile bir isim unsurundan kurulan kelime grubuna ünlem grubu denir.

Örnek :

Ey Türk gençliği!
Ey Türk istikbalinin evlâdı!
hey Sakarya!
a canım!
be kardeşim!

12. Sayı grubu :

Basamak sistemine göre sıralanmış sayı isimleri topluluğuna sayı grubu denir.

Örnek :

elli üç, yüz yirmi dört, altı yüz otuz iki, bin dört yüz elli üç, bin dokuz yüz on dokuz...

13. Birleşik fiil (grubu)

Bir hareketi karşılamak üzere bir arada bulunan kelimeler topluluğu­na (grubuna) birleşik fiil denir.

Örnek :

Şikâyet etmiş. Konuşmaya başladı. Almış bulunduk. Misafir ağırladık. Gelmez oldu. Bağlandım kaldım. Gözden geçirdiler.

14. Kısaltma grubu :

Kelime grupları ve cümlelerden yıpranma ve kalıplaşma yoluyla ortaya çıkan gruplara kısaltma grupları denir. Bu gruplar genellikle isim fiil, sıfat fiil veya zarf fiiil gruplarının kısalmış ve kalıplaşmış şekilleridir.

Örnek :

eli/açık, başıboş, canı/tez, yüzü/aşkın, haftada/bir, arada/bir, el/ ele, göz/göze

a) İlk Manalı Kullanım

Her kelime bir şeyi, bir anlamı belirtir. Her kelimenin başlangıçtaki bu anlamına "ilk anlamı" (ilk mânâsı) denir. Bazı kelimelere sonradan başka anlamlar da eklenir ki, bunlar kelimelerin yan anlamlarıdır. Göz, el, dil, yol, baş vb. kelimelerin ilk anlamları dışında çok sayıda yan anlamları vardır. Sözgelimi, ilk anlamı görme organı olan "göz", bir evin odaları, çantanın bölmeleri gibi yan anlamlara da gelir.

İlk manalı kullanımlar :

göz : Acı haberi duyunca gözleri yaşardı.
el : Elini yıkamadan sofraya oturmaz.
dil : Çocuk yemek yerken dilini ısırdı.
yol : Arabamız köy yolunda güçlükle ilerliyordu.
baş : Başını önüne eğdi ve sustu.
çatı : Her evin çatısında bir televizyon anteni var.
serin : Bugün hava iyice serinledi.
ekmek : Ekmek fiyatlarını yeniden ay adayacaklarmış.
Aynı kelimelerin yan manalı kullanımları :
göz : Evimizin gözlerinden biri bana ait.
el : Alet çalışır, el övünür.
dil : Ne kadar sakınsa da dile düşmekten kurtulamadı.
yol : Zengin olmak için seçtiğin yolu beğenmiyorum.
baş : Bu iş başımızı ağrıtacak.
çatı : Yazmaya başlayacağım romanın çatısı hazır.
serin : Aramıza giren serinliğin sebebini bulamadım
ekmek : Anladım ki, bu işten bize ekmek yok.

b) Mecaz Anlamlı Kullanım

Kelimenin ilk kullanıldığında akla gelen, kendi başına taşıdığı anlama gerçek anlam diyoruz.

Kelimelerin gerçek anlamlarının dışında, özel bir anlatımı karşılaya­cak biçimde kullanılmasına da mecaz anlam denir. Örnek : "İstiklâl Marşı'nın "Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl" mısrasında "hilâl" kelimesi mecaz anlamlıdır. Burada ay'ın ilk doğduğu günlerdeki orağa benzer şekli değil, "bayrak" kelimesi kastedilmektedir.

Mecaz anlamlı kelimeleri kullanmak, ifadeye çeşitlilik katar, güzellik verir, anlamı kuvvetlendirir.

Sözgelimi, ana kuzusu, ana fikir, anasının gözü, anadan doğmuşa dönmek, anasından doğduğuna pişman olmak gibi sözler ve deyimler gerçek anlamları dışında mecaz anlamlı kullanılmışlardır.

Başka Örnekler :

Ayak bağı - Bağrına taş basmak - Baltayı taşa vurmak - Can atmak -Gönül yapmak - İçini dökmek - Kol kanat olmak - Küplere binmek -Ocağına düşmek - Örtbas etmek - Paçasını kaptırmak - Para babası - Sabrı taşmak - Şom ağızlı - Taş kesilmek - Yelkenleri suya indirmek - Zaman öldürmek .

c) Terimler, Kavramlar Terimler

Bir bilim, sanat, meslek dalıyla ya da bir konu ile ilgili özel ve belirli bir kavramı karşılayan kelimelere terim denir.

Matematik terimleri, denizcilik terimleri, müzik terimleri... gibi. Sözgelimi, top, gol, kale, hakem, penaltı, futbolla; kürek, çekiç, örs gibi kelimeler demircilikle ilgili terimlerdir. Hikâye, şiir, roman, manzume, dörtlük, kafiye vb. edebiyat terimleridir.

Örnekler :

Dil bilgisi terimleri: ses, hece, kelime, cümle, paragraf vb.
Tıp terimleri : teşhis, tedavi, konsültasyon, operasyon, anastezi vb.
Eğitim terimleri : plân, program, davranış, amaç, hedef, öğrenci, öğretmen vb.
Müzik terimleri : armoni, melodi, nota, usûl, koro, solo vb.
Mimari terimleri : temel, hafriyat, kolon, kiriş, zemin vb.

Kavramlar

Bir şey üzerine ve özellikle o şeyin nitelikleri ya da bizde uyandırdığı anlamı üzerine taşıdığımız genel düşünceyi karşılayan kelimelere kavram (mefhum) denir.

Daha açık bir ifadeyle, bir şey hakkında sahip olunan genel fikre kavram denir. Kavramlar, bilgileri düzene sokmaya yarayan, genel ve soyut düşünceleri ifade eden kelimelerdir.

Örnekler :

Eğitim, kültür, millet, devlet, gelişme, yozlaşma,- demokrasi, çağdaşlık, ahlâk, turizm, moda, terör, ekonomi, siyaset, uygarlık, benlik,kimlik, kişilik vb.

ç) Deyimler

Gerçek anlamları dışında kullanılan kalıplaşmış kelime topluluklarına deyim denir.

Deyimlerle, bir duyguyu, düşünceyi, durumu kısa yoldan, özlü, çekici ve etkili biçimde anlatabiliriz. Türkçemiz deyimler yönünden zengin bir dildir. Sözlü ve yazılı anlatımlarda deyimlerden yararlanmak gerekir.

Bazı deyimlerden örnekler :

Boğaz boğaza gelmek, dut yemiş bülbüle dönmek, faka basmak, hop oturup hop kalkmak, işi başından aşmak, leyleği havada görmek, ömür çürütmek, renkten renge girmek...

Deyimlerin ortak özellikleri:

* Deyimlerde hüküm yoktur.
* Klişeleşmiş ve bağımsız kelime gruplarıdır.
* Deyimler, en az iki kelimeyle kurulur.
* Genel kural oluşturmazlar.

* Atasözlerine yardımcı söz grubu oluştururlar ("Gözü çöplükte kalmak" deyimdir; "Horoz ölür, gözü çöplükte kalır" atasözüdür. Ama her atasözünde deyim yoktur.)

* Deyimlerde mecaz anlam vardır.
* Deyimler birleşik kelime hâlinde yazılmazlar.

Deyimlerimizden örnekler :

Aceleye gelmek - Açık vermek - Azı çoğa saymak - Boyunun ölçü­sünü almak - Dünyayı toz pembe görmek - Göklere çıkarmak - Hizaya gelmek - İnce eleyip sık dokumak - Kısmeti ayağına gelmek - Mırın kırın etmek - Pabucu dama atılmak - Şimşekleri üstüne çekmek -

d) Atasözleri

Uzun gözlem ve tecrübelerden sonra varılmış hükümleri kısa, özlü, kalıplaşmış bir anlatımla veren, atalardan kalma sözlere atasözü denir.

Atasözlerinin özellikleri:

* İlk söyleyeni belli olmayan, topluma ait sözlerdir.
* Az sözle çok şey anlatan, mecazlı sözlerdir.
* Toplumun bütün fertleri tarafından doğruluklarına inanılmış sözler­dir.
* Cümle kumlusuna, özüne dokunulamayan kalıplaşmış sözlerdir.
* Ders verici, öğüt verici ve yol gösterici sözlerdir.
* Toplumun gelenek, görenek ve benliğini yansıtan sözlerdir.
* Çoğu eleştiri, yergi ve alay yolu ile doğruyu bulduran sözlerdir.
* Pek çoğu şiirli bir anlatımla söylenmiş sanatlı sözlerdir.
* Daha çok, tabiat, insan ve hayat karşısında toplumun felsefesini, dünya görüşünü yansıtan sözlerdir.

Atasözlerimizden örnekler:

* Acele işe şeytan karışır.
* Adam adama yük değil, can gövdeye mülk değil.
* Ağaca dayanma kurur, insana dayanma ölür.
* Ağacı kurt, insanı dert kemirir.
* Ağırlık altın kale, hafiflik başa belâ.
* Akçesi ucuz olanın kendisi değerli olur.
* Âlim unutmuş, kalem unutmamış.
* Alma mazlumun âhını çıkar aheste aheste.
* Arpa eken buğday Hçmez.
* Az söyle, çok dinle.
* Bin bilirsen de bir bilene danış.
* Buldum bilemedim, bildim bulamadım.
* Cana gelecek mala gelsin.
* Çirkefe taş atma, üstüne sıçrar.
* Çorak yerde sümbül bitmez.
* Dağ ne kadar yüce olsa yol onun üstünden aşar.
* Deveye bindikten sonra çalı ardına gizlenilmez.
* Gençlikte taş taşı, kocalıkta ye aşı.
* Hayır dile komşuna, hayır gelsin başına.
* Kötülük her kişinin kârı, iyilik er kişinin kârı.
* Mağrur olma padişahım, senden büyük Allah var.
* Önce düşün, sonra söyle.
* Rüzgâr eken fırtına biçer.
* Su bulununca teyemmüm bozulur.
* Şeytanın dostluğu darağacma kadardır.
* Şeytanla buğday eken, samanını alır.
* Tatlı aşa tuz neylesin, akılsız başa söz neylesin.
Sinava Hazirlik