Türk Edebiyatı Tarihi      

      Halk Edebiyatı       

         Divan Edebiyatı         

       Modern Türk Edebiyatı      

      Yazar ve Şairler      

       Edebi Sanatlar       

         Edebi Akımlar         

       Anlatım Türleri      

      100 Temel Eser      

      Kitap Tanıtımları       

        Düzyazı Türleri         

        Edebiyat Sözlüğü      

      Dünya Edebiyatı      

        Edebiyat Makaleleri      




      Şiir Nedir?      

     Şiir Türleri       

        Ölçü         

       Uyak ve Redif    

     Halk Şiiri      

       Divan Şiiri       

         Modern Şiir         

       Görüntülü Şiirler      

      Türkülü Hikayeler     




      Türkçenin Tarihi      

     Dil Makaleleri       

        Ses Bilgisi         

     Kelime    

       Cümle      

       Paragraf       

        Metin         

      Yazım ve Noktalama      

      Atasözleri     

        Deyimler         

      Sözlükler      




     Planlar      

     Yazılı Soruları       

       Türkçe Dersi         

       Dil ve Anlatım Dersi    

    Türk Edebiyatı Dersi      

       Kompozisyon       

        ÖSS         

      SBS      

      KPSS     

      Kültür-Edebiyat Kulübü    

      Belirli Gün ve Haftalar      



DİVAN ŞAİRLERİ
Hayretî

16’ncı yüzyılda Vardar’da dünyaya geldi. Asıl ismi Mehmed. Önce Gülşeni tarikatına girdi, ardından bektaşi oldu. Vezir İsrahim Paşa, sunduğu kasideyi çok beğenince şaire bir tımar vermek istedi. Ancak Padişah Yavuz Selim ve Kanuni Sultan Süleyman’ı küçümseyen şiirleri olduğunu görünce vazgeçti. Daha küçük bir tımar verdi. Hayretî ömrünün sonuna doğru gözlerini kaybetti. 1534’te öldü. Kalenderlik, yiğitlik, samimiyet, coşkunluk dolu şiirleriyle tanınır. Hayretî Divanı, 1981’de Prof. Dr Mehmed Çavuşoğlu ve M. Ali Tanyeri tarafından yayınlandı.

GAZEL

Ben bu bâzrun ne bazerganı ne bezzaâzıyam
Kûy-ı ışkun onmadık bir rind-i şâhid-bâzıyam

Bir megesce kadrüm olsa hân-ı vaslunda n’ola
Ben de hâlümce muhabbet evcinin şeh-bâzıyam

Câna kalmazam bu gün meydanda aslâ Hâk bilür
Rîsmân-ı kâkül-i dil-dârumun cân bâzıyam

Sen nice erbâb-ı hüsn içinde müstesnâ isen
Pâdişâhum ehl-i ışkun ben de bir mümtâzıyam

İt gibi öldürmez isen ger rakîb-i kâfiri
Dime hiç ey Hayretî âlemde ben de gaaziyem

GAZEL

Ne Süleymân’a esirüz ne Selîm’in kulıyuz
Kimse bilmez bizi bir Şâh-ı Kerîmün kulıyuz

Kul olan ışka cihân beğlerine eğmedi baş
Başka sultân-ı cihânuz gör e kimün kulıyuz

Gam yirüz kan yudaruz gûşe-i mihnetde müdâm
Sanma kim Kevser-i Cennât-ı Naîmün kulıyuz

Hüsn-i hâdis kulıyuz sanma bizi sultânum
Vech-i pâkünde olan ân-ı kadîmün kulıyuz

Terk idüb Hayretî’ya tâc ü kabâdan geçdük
Anca bu dünyede bir köhne kilîmün kulıyuz

Sinava Hazirlik