Türkçenin Tarihi      

     Dil Makaleleri       

        Ses Bilgisi         

     Kelime    

       Cümle      

       Paragraf       

        Metin         

      Yazım ve Noktalama      

      Atasözleri     

        Deyimler         

      Sözlükler      




      Türk Edebiyatı Tarihi      

      Halk Edebiyatı       

         Divan Edebiyatı         

       Modern Türk Edebiyatı      

      Yazar ve Şairler      

       Edebi Sanatlar       

         Edebi Akımlar         

       Anlatım Türleri      

      100 Temel Eser      

      Kitap Tanıtımları       

        Düzyazı Türleri         

        Edebiyat Sözlüğü      

      Dünya Edebiyatı      

        Edebiyat Makaleleri      




      Şiir Nedir?      

     Şiir Türleri       

        Ölçü         

       Uyak ve Redif    

     Halk Şiiri      

       Divan Şiiri       

         Modern Şiir         

       Görüntülü Şiirler      

      Türkülü Hikayeler     




     Planlar      

     Yazılı Soruları       

       Türkçe Dersi         

       Dil ve Anlatım Dersi    

    Türk Edebiyatı Dersi      

       Kompozisyon       

        ÖSS         

      SBS      

      KPSS     

      Kültür-Edebiyat Kulübü    

      Belirli Gün ve Haftalar      



TÜRKÇENİN TARİHİ GELİŞİMİ
Halaç Lehçesi

Orta İran’da konuşulan bu Türk lehçesi yakın tarihte Alman Türkolog G. Doerfer tarafından keşfedilmiştir (1968). Eski Türkçenin birçok arkaik özelliğini taşıyan özellikli bir Türk lehçesidir ve sahip olduğu dil özellikleri açısından Modern Türk lehçeleri içinde  müstakil bir grup içinde yer alır. Halaççanın bir yazı dili yoktur.

İran (28.000)

Halaçça, İran’da İran dillerinin ve Oğuz Türkçesinin (Horosanca) tesiri altında, bünyesinde arkaik özellikleri taşıyan ve varlığını sürdüren bir Türk topluluğudur. Halaçların ataları olan Argular, ilk merkezi Asya’da 759-780 Mani kaynaklarında zikrediliyor. 8. ve 11.yy arasında Argular Halaç adını kendilerine kazandıran Oğuz Halaçlarıyla yakın yaşıyorlardı. Moğol akınlarıyla İran’a geldiler. İran’da kaynaklarda ilk 1370’te zikredildiler. Bunların bir kısmı Kaşkay’da kaldı, ancak onlar asimile oldular.

İran sahasındaki Türk dilleri arasında ciddi bir etkileşim olmuştur. İran’daki Türk dilleri üzerinde özellikle Alman Türkolog Gerhard Doerfer’in çok önemli saha ve bilimsel çalışmaları vardır. İran’daki farklı kollardan gelen Türk dilleri arasındaki bu etkileşimi şu şekilde dile getirebiliriz: Bölgenin asıl dili Farsça, Azeri, Güney Oğuz, Türkmen, Horosan Türkçesini ve Halaççayı etkilemiştir. Öte yandan Azerbaycan Türkçesi Horosan Türkçesini etkilemiştir. Ayrıca yine Farsça üzerinde de Azericenin etkileri vardır. Önceki dönemlerde Horosan Türkçesinin Özbekçeyi etkilediği bilinmektedir. Aynı şekilde Özbek Oğuz Horosan Türkçesini etkilemiştir. Yine Horosan Türkçesinin Halaçça üzerinde tesirleri vardır.
Sinava Hazirlik