Türk Edebiyatı Tarihi      

      Halk Edebiyatı       

         Divan Edebiyatı         

       Modern Türk Edebiyatı      

      Yazar ve Şairler      

       Edebi Sanatlar       

         Edebi Akımlar         

       Anlatım Türleri      

      100 Temel Eser      

      Kitap Tanıtımları       

        Düzyazı Türleri         

        Edebiyat Sözlüğü      

      Dünya Edebiyatı      

        Edebiyat Makaleleri      




      Şiir Nedir?      

     Şiir Türleri       

        Ölçü         

       Uyak ve Redif    

     Halk Şiiri      

       Divan Şiiri       

         Modern Şiir         

       Görüntülü Şiirler      

      Türkülü Hikayeler     




      Türkçenin Tarihi      

     Dil Makaleleri       

        Ses Bilgisi         

     Kelime    

       Cümle      

       Paragraf       

        Metin         

      Yazım ve Noktalama      

      Atasözleri     

        Deyimler         

      Sözlükler      




     Planlar      

     Yazılı Soruları       

       Türkçe Dersi         

       Dil ve Anlatım Dersi    

    Türk Edebiyatı Dersi      

       Kompozisyon       

        ÖSS         

      SBS      

      KPSS     

      Kültür-Edebiyat Kulübü    

      Belirli Gün ve Haftalar      



DİL MAKALELERİ

Mutluyuz, son kararım, azıcık, çıkartma yapmak, orijinli, orijinal, orijinalite üzerine.

Mutluyuz, son kararım, azıcık
“Biz evlendik.” “Evlendiğimizi ilân ediyoruz.” gibi anlatımlar yerine otomobilin plâkasına kısaca Mutluyuz yazmak ilgililerce yeterli oluyor. Yanımızdan hızlıca geçen bir otomobilin plâkasında bu sözü görünce içindekilerin evleniyor olduklarını veya evlendiklerini anlıyoruz. Öte yandan plâkasında Mutluyuz yazan bir taşıtın gelin otomobili olduğu da hatırlanıyor. Dilde az sözle çok şey ifade edebilmenin örneklerinden biri olan Mutluyuz sözü, yenilerinin ortaya çıkmasına örneklik ediyor. Örnek alınan Mutluyuz’unyanında şimdi de plâkalarda Son kararım sözüne rastlıyoruz. Bunlar da evleniyorlar, kararlarını vermişler ve aracın plâkasına bu sözü yazmışlar. Bir televizyonun düzenlediği bilgi yarışmasından esinlenerek plâkaya yansıyan bu yeni kullanım da ilgililerin evlenmekte olduğunu bildiriyor.

Gelelim plâkadaki Azıcık sözüne. Azıcık, sünnet çocuklarının taşındığı otomobillerin plâkalarına yapıştırılıyor. Bu ilgi çekici yaratmalar Türk insanının kendi buluşları. Anlaşmada yabancılık çekilmiyor; bir duygu, bir olgu anlatan bu göstergeler yalınlaştırılarak iletişimde yerlerini kolayca buluyor. Bu kadar isabetli yaratma, yapma özelliğine sahip olan bizler, nedense Türkçeyi bütün hızıyla saran yabancı kökenli kelimelere karşılık bulmakta ve onları yerleştirmekte başarılı olamıyoruz. Burada denebilir ki, bu türetmeleri, bu yaratmaları halk yapıyor. Halkın aydın kesimi ise yabancı kelimelere göz yumuyor.

Çıkartma yapmak
Bir heyet veya görevli bir grup toplu olarak bir ile veya ülkeye gidiyorsa, bunu haber yapan basının sarıldığı ilk söz çıkartma yapmak.

Önce çıkartma sözünün “Özel olarak hazırlanmış zamklı kâğıt” olduğunu hatırlatalım. Yukarıdaki işi, eylemi anlatan söz ise çıkarma’dır. Çıkarma birliği, çıkarma harekâtı, çıkarma gemisi örneklerinde olduğu gibi, matematikteki çıkarma işareti dışında, bu söz daha çok bir askerî terim olarak kullanılır. Dolayısıyla burada çıkartma yapmak değil, çıkarma yapmak biçimi kullanılmalıdır.

Öte yandan çıkarma yapmak sözünün “gitmek; topluca gitmek; bir iş bir mesele üzerinde görüşmek, bir karşılaşmayı takip etmek için bir yere gitmek” anlamlarında kullanılması, anlatımı kısırlaştırdığı gibi “saldırı, baskın, fethetme, alma” gibi kavramları da çağrıştırıyor. Çıkartma veya çıkarma yapmak sözünün yerinde kullanılmaması barışçı bir millet olmamıza da yakışmıyor.

Orijinli, orijinal, orijinalite
Öteden beri Marmara orijinli sarsıntı, Pasifik orijinli dev dalgalar, Bağdat orijinli haber gibi pek çok yerde kullanılan orijinli kelimesini Türkçe Sözlük almamış. Orijin biçiminde sözlüklerimize giren bu kelime Fransızcadır ve “Soy sop, köken, başlangıç, kaynak” anlamalarında kullanılmıştır. Görüldüğü gibi orijin için dilimizde birkaç Türkçe karşılık bulunmaktadır. Dolayısıyla kaynaklı, kökenli sözleri orijinli sözü yerine kullanılabilir. Türkçe -lı ekini getirerek orijin’in bir türevini yapmamıza gerek yoktu.

Öte yandan Fransızca orijinal sözü de artık eskidi. Türkçe kökenli özgün daha sık kullanılıyor. Özgün eser, özgün düşünceler, özgün yapı, özgün bir çalışma vb.

Özgün sözünün herhangi bir imlâ sorunu da bulunmamaktadır. Orijinal sözü ise, ince sıradan ek alır. Orijinal-inden örneğinde olduğu gibi bu kelimenin eklerle yazılışı bir bilgiyi gerektirir.

Orijin, orijinal yetmiyormuş gibi bir de orijinalite biçimi alınmış. Bu da “özgünlük” demektir, karşılığı da budur. Ancak orijinalite karşılığı “özgünlük” yerine toplumumuzda daha yaygın olarak orijinallik kullanılıyor. Bir bakıma -lık ekiyle kelime bir miktar Türkçeleştirilmiş oluyor. Belki benimsenmesinin sebebi budur.

Dil bilincini üstün kılarak, onu harekete geçirerek orijinal’e “özgün” diyen Türk aydını, orijinalite’ye de “özgünlük” diyebilmelidir.

Biz, özgün, özgünlük, kaynaklı, kökenli kelimelerini yaklaşık bir yüzyıl önce Türkçeye girmiş yabancı kökenli kelimelere karşılık olarak gösterirken, yıllardır bunlarla didişirken; faks, fakslamak, çet, çetleşmek, şok, şoklamak, endeks, endekslemek, global, globalleşmek, bandrol, bandrollemek, okey, okeylemek gibi pek çok yabancı kökenli kelimeye Türkçe ekler getirilerek, türetmeler yapılarak bu tür sözler Türkçeye mal edildi.

Sıra bu derdimize ne zaman gelecek?

Prof. Dr. Hamza ZÜLFİKAR