Türk Edebiyatı Tarihi      

      Halk Edebiyatı       

         Divan Edebiyatı         

       Modern Türk Edebiyatı      

      Yazar ve Şairler      

       Edebi Sanatlar       

         Edebi Akımlar         

       Anlatım Türleri      

      100 Temel Eser      

      Kitap Tanıtımları       

        Düzyazı Türleri         

        Edebiyat Sözlüğü      

      Dünya Edebiyatı      

        Edebiyat Makaleleri      




      Şiir Nedir?      

     Şiir Türleri       

        Ölçü         

       Uyak ve Redif    

     Halk Şiiri      

       Divan Şiiri       

         Modern Şiir         

       Görüntülü Şiirler      

      Türkülü Hikayeler     




      Türkçenin Tarihi      

     Dil Makaleleri       

        Ses Bilgisi         

     Kelime    

       Cümle      

       Paragraf       

        Metin         

      Yazım ve Noktalama      

      Atasözleri     

        Deyimler         

      Sözlükler      




     Planlar      

     Yazılı Soruları       

       Türkçe Dersi         

       Dil ve Anlatım Dersi    

    Türk Edebiyatı Dersi      

       Kompozisyon       

        ÖSS         

      SBS      

      KPSS     

      Kültür-Edebiyat Kulübü    

      Belirli Gün ve Haftalar      



TEK HECE AŞK ŞİİRİ ELEŞTİRİSİ

Tek Hece (Aşk)

Var mı beni içinizde tanıyan?
Yaşanmadan çözülmeyen sır benim.
Kalmasa da şöhretimi duymayan,
Kimliğimi tarif etmek zor benim...

Bülbül benim lisanımla ötüştü.
Bir gül için can evinden tutuştu.
Yüreğine Toroslar'dan çığ düştü.
Yangınımı söndürmedi kar benim...

Niceler sultandı, kraldı, şahtı.
Benimle değişti talihi bahtı,
Yerle bir eylerim taç ile tahtı,
Akıl almaz hünerlerim var benim...

Kamil iken cahil ettim alimi,
Vahşi iken yahşi ettim zalimi,
Yavuz iken zebun ettim Selim'i,
Her oyunu bozan gizli zor benim...

Yeryüzünde ben ürettim veremi.
Lokman Hekim bulamadı çaremi.
Aslı için kül eyledim Kerem'i.
İbrahim'in atıldığı kor benim...

Sebep bazı Leyla, bazı Şirin'di.
Hat'rım için yüce dağlar delindi.
Bilek gücüm Ferhat ile bilindi.
Kuvvet benim, kudret benim, fer benim...

İlahimle Mevlana'yı döndürdüm.
Yunus'umla öfkeleri dindirdim.
Günahımla çok ocaklar söndürdüm.
Mevla'danım, hayır benim, şer benim...

Benim için yaratıldı Muhammet!
Benim için yağdırıldı o rahmet!
Evliyanın sözündeki muhabbet,
Enbiyanın yüzündeki nur benim...

Kimsesizim hısmım da yok, hasmım da
Görünmezim cismim de yok, resmim de
Dil üzmezim, tek hece var ismimde
Barınağım gönül denen yer benim...

Cemal Safi

 AŞKIN BİÇİMLERİ

Cemal Safi’nin dokuz dörtlükten oluşan Tek Hece şiiri gerek yapısı gerek dil özellikleri gerekse teması bakımından bize hiç de yabancı olmayan bir şiirdir. Halkın içinden biri olan şair dolayısıyla halkın sanat anlayışını da iyi bilmektedir.www.edebiyol.comm

Şiirin yapısına bakıldığında halk şiirinin özelliklerini rahatlıkla görebiliriz. Şiirin 11’li hece ölçüsüyle yazılması, yarım uyak ve redifin kullanılması, her dörtlüğün kendi içinde bir bütün olması bize halk şiiri nazım türü olan koşmayı hatırlatmaktadır. Şekil özellikleriyle halk şiirine benzeyen şiir, dil özellikleri bakımından da halk şiirinin sade ve akıcı özelliklerini taşımaktadır. Şairin, yapı ve dil bakımından halka ait olanı kullanması şiirin beğenilerek okunmasını sağlamıştır.www.edebiyol.comm

Şiirde verilen örneklere baktığımızda da hep halkın içinden çıkmış örnekleri görebiliriz. Leyla ile Mecnun, Kerem ile Aslı, Ferhat ile Şirin, Yunus, Mevlana yüzyıllardır, bu topraklarda yaşayan insanların ilham kaynağı olmuştur. Şair de bunları ilham olarak değerlendirmiş ve okuyucuya ben de sizdenim mesajını vermiştir. Ayrıca işlediği temanın da aşk olması şiiri daha da bize yaklaştırmıştır. Karacaoğlan’ın, Fuzuli’nin, Aşık Emrah’ın kısacası Türk şiirinde büyük izler bırakmış tüm şairlerin her şiirinde tek yönünü irdelediği bir muammayı Cemal Safi tek şiirde bütün yönleriyle tarif etmeye çalışmıştır.

Hemen her şiirinde aşk temasını işleyen Cemal Safi tek Hece adlı bu şiirinde de aşk temasından vazgeçememiştir. Diğer şiirlerinde çoğunlukla aşkı tek boyutuyla ele alan Cemal Safi bu şiirinde aşkı tüm boyutlarıyla ele almıştır. Bu şiirde her insan kendisine göre bir aşk tarifi bulabilir.  Çünkü şiiri okuduğumuzda aşkın birçok şeklini görmek mümkündür.  Aşkı ilahi olarak düşünen ilahi aşkı, aşkı beşeri olarak gören beşeri aşkı, aşkı ıstırap olarak gören ıstırabı, aşkı mücadele olarak gören ise direnmeyi ve cesareti rahatlıkla bu şiirde bulabilir.www.edebiyol.comm

Şairin dokuz dörtlükten oluşan Tek Hece şiiri adeta bir bilmece gibi başlıyor. Şair, şiirin hiçbir yerinde de tarif ettiği kavramın ne olduğunu söylemiyor; merakta kalan okuyucu şairin verdiği ipuçları sayesinde cevabı buluyor. Şiirin son dörtlüğüne kadar aklımızdaki cevap seçenekleri oldukça fazladır; gönül, sevgi, özlem, aşk gibi cevaplar düşünülebilir. Ancak bilmecenin son dörtlüğünde en belirgin ipucu verilmiştir.

“Dil üzmezim, tek hece var ismimde “

www.edebiyol.comm

mısrasındaki “tek hece var ismimde” sözü bir seçenek dışındaki diğer bütün seçenekleri eleyip cevabı bulmamızı sağlıyor. Cevap: Aşk… Çünkü “aşk” seçeneği dışındaki tüm seçeneklerde birden çok hece vardır.

Oldukça zengin bir içeriğe sahip olan “Tek Hece” şiirinin her dörtlüğünde aşkın ayrı bir şekli anlatılmaya çalışılmıştır.www.edebiyol.comm

Birinci dörtlükte ;”Var mı beni içinizde tanıyan?” sorusuyla başlayan şiir, ilk mısrasında okuyucuyu merakta bırakmaya çalışmıştır. İlk mısrayla başlayan bu merak son dörtlüğe kadar artarak devam eder.  “Yaşanmadan çözülmeyen sır benim.” mısrasında aşk, bir sır olarak nitelendirilmiştir. Bu sırrın çözümü ise tek bir şekilde olur; o da aşkın kendisini yaşamaktır. Ayrıca aşkın şöhretine de değinen şair, bu kadar şöhretli olmasına rağmen aşkı tarif etmenin mümkün olmadığını söyleyerek aşkın bir muammadan ibaret olduğunu da söylüyor.www.edebiyol.comm

İkinci dörtlükte aşk, kendini tarif etmeye devam etmektedir: Edebiyatımızda çok fazla kullanılan “gül-bülbül” ikilisi arasındaki tek taraflı aşkı hatırlatmaktadır. Bülbülün ötüşleri aslında güle duyduğu aşktan kaynaklanan yangının yakıcılığındandır. Bu yangınının büyüklüğünü ifade edebilmek için Torosların karının bile yangına kâr etmediğini ifade etmiştir. Kısacası bu dörtlükte de aşkın yüreklerdeki ateşin sebebi olduğu ifade edilmeye çalışılmıştır.www.edebiyol.comm

İlk iki dörtlükte aşk kendini tarif ederken daha naiftir. Üçüncü dörtlükten itibaren aşkın gücünü görmek mümkündür. Çünkü bu dörtlükle beraber aşk kendini tarif ederken aynı zamanda sahip olduğu sınırsız gücü de anlatmaktadır ve sahip olduğu bu sınırsız güç ile adeta gurur duymaktadır. Şair tarih boyunca aşkın neler yaptığını bir marifet olarak gösterirken aşkın acımasızlığını ifade etmiştir. Çünkü onun önünde eğilmeyen kalmamıştır. Aşk öyle bir güçtür ki; kralı rezil, rezili kral; iyiyi vahşi, vahşiyi iyi yapar.  Bir yerde aşk varsa orada kral, hükümdar, sultan, dilenci, rezil vezir yoktur. Çünkü aşk bu farklılıkları ortadan kaldıran tek unsurdur.

Üçüncü dörtlüğü takip eden dörtlüklerde aşkın gücü daha açık bir şekilde anlaşılmaktadır. Verilen birçok örnek herkesin bildiği kahramanlardır. Dördüncü dörtlükte veremin sebebi olarak kendini gösteriyor. Toplumda vereme “aşk hastalığı veya ince hastalık” denilmesi de aşkı haklı çıkarmaktadır. Ayrıca Kerem ile Aslı’nın aşk macerasında Kerem’in küle dönmesi ve Hz. İbrahim’in yüreğindeki ilahi aşktan dolayı ateşe atılmasını hatırlatarak aşkın yakıcı tarafı tekrar vurgulanmıştır. Aslında şair, burada aşk ile ateş arasında bir ilgi kurmuştur. Bu ilgi ise nerede aşk varsa orada yakıcı ateş vardır, düşüncesidir.www.edebiyol.comm

Şair, beşinci dörtlükte; efsanelerdeki ve hikayelerdeki aşk kahramanlarını birer sebep olarak göstermiştir. Bu sebeplerin tümü aşk denilen sonucu doğurmuştur. Aslında Mecnun, çöllere Leyla için düşmemiştir; Ferhat, dağları Şirin için delmemiştir. Leyla ve Şirin sadece birer araçtır, amaç ise tek heceli olan aşktır.

Şiirde, aşkın sadece beşeri tarafı dile getirilmemiştir. İlahi aşk da kendine yer bulmuştur. Yunus’un, Mevlana’nın içindeki Allah aşkı da hatırlatılmıştır. Mevlana’nın müzik eşliğinde kendinden geçip dönmesinin, Yunus’un içindeki sevginin tek nedeni aşktır. Hz. İbrahim’in ateşe atılmasıyla hatırlatılan ilahi aşk, bizim içimizden çıkmış iki büyük aşığın içindeki ilahi aşkın büyüklüğü, sekizinci dörtlükteki en büyük ilahi aşka adeta bir hazırlık niteliğindedir. Bu aşk Hz. Muhammed’in aşkıdır. Şairin, sözünü teslim ettiği aşk, Hz. Muhammed’i de aşkın bir sonucu olarak değerlendirmektedir. Çünkü aşk olmasaydı o da olmayacaktı. Aşk olmasaydı, onun yeryüzüne getireceği bir rahmet de olmayacaktı. www.edebiyol.comm

Son dörtlük bilmecenin çözüldüğü bölümdür. Sekiz dörtlükte merak içinde kalan okuyucu son dörtlüğü okuyunca; ilk mısrada “Var mı beni içinizde tanıyan?” sorusuna “Evet, tanıdım nihayet, sen aşksın.” cevabını verir.

Tek Hece adlı şiirde, şair bütünüyle sözü aşka teslim etmiştir. Şiirde konuşan, şair değil aşktır. Şair ilk dörtlüğün

“Kimliğimi tarif etmek zor benim...” www.edebiyol.comm

mısrasında aşkın tarifinin bir insan tarafından yapılmasının zor olduğunu belirtmiştir. Belki de bu düşünceden dolayı aşkı aşka tarif ettirmiştir. Eğer aşkı kendisi tarif etseydi “Kimliğimi tarif etmek zor benim...” mısrasıyla çelişecekti. Bu çelişki de şiirin muhtevasını bütünüyle bozacaktı ve okuyucunun zihninde hep bir soru işareti olarak kalacaktı.

Aşkın çeşitli yönlerini anlamak için şiirin dörtlüklerinin son mısralarındaki son iki kelimeye bakmak da yeterlidir. Çünkü şairin kullandığı; “zor benim... kar benim... kor benim... fer benim... şer benim... nur benim… kelimeleri tek başlarına bile aşkı tarif etmektedirler. Ancak, üçüncü ve son dörtlüklerde kullanılan var benim… yer benim… kelimelerinde tek başlarına aşka dair bir anlamın bulunmaması şairin uyak ve redif kaygısından kaynaklanan bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca “zor benim…” redifinin iki dörtlükte tekrar edilmesi de şairin biçim bakımından yaptığı bir başka hatadır.

Cemal Safi’nin şairliğinin üst noktasına çıktığı bu şiir birkaç eksiklik dışında gerek tema gerek dil gerekse yapı bakımından okuyucuda büyük bir zevk uyandırabilir. Çünkü bu şiiri okuyan veya okuyacak olan herkes şiirde kendinden bir şeylerin olduğunu görecektir. Zaten Cemal Safi’nin birçok şiirinde de bu durum göze çarpmaktadır. Diğer şiirlerinde de aşkı işleyen şair, kendi hislerini okuyucunun hisleriyle bütünleştirmeyi başarmıştır. Müzisyenler de bunun farkında oldukları için şairin birçok şiirini besteleyerek kulaklarımızın da bu usta şairin şiirlerinden yararlanmalarını sağlamışlardır. Eğer ben şiiri sevmem müzik dinlemeyi severim diyenlerdenseniz, Orhan Gencebay’ın Cemal Safi’nin yaklaşık 50 şiirini bestelediğini hatırlatırım size.

Sinava Hazirlik