Türk Edebiyatı Tarihi      

      Halk Edebiyatı       

         Divan Edebiyatı         

       Modern Türk Edebiyatı      

      Yazar ve Şairler      

       Edebi Sanatlar       

         Edebi Akımlar         

       Anlatım Türleri      

      100 Temel Eser      

      Kitap Tanıtımları       

        Düzyazı Türleri         

        Edebiyat Sözlüğü      

      Dünya Edebiyatı      

        Edebiyat Makaleleri      




      Şiir Nedir?      

     Şiir Türleri       

        Ölçü         

       Uyak ve Redif    

     Halk Şiiri      

       Divan Şiiri       

         Modern Şiir         

       Görüntülü Şiirler      

      Türkülü Hikayeler     




      Türkçenin Tarihi      

     Dil Makaleleri       

        Ses Bilgisi         

     Kelime    

       Cümle      

       Paragraf       

        Metin         

      Yazım ve Noktalama      

      Atasözleri     

        Deyimler         

      Sözlükler      




     Planlar      

     Yazılı Soruları       

       Türkçe Dersi         

       Dil ve Anlatım Dersi    

    Türk Edebiyatı Dersi      

       Kompozisyon       

        ÖSS         

      SBS      

      KPSS     

      Kültür-Edebiyat Kulübü    

      Belirli Gün ve Haftalar      



CUMHURİYET DÖNEMİ EDEBİYATÇILARI
Behçet Necatigil (1916-1979)

Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin sürekli kendisini yenileyen yüzü Necatigil, Garip çizgisinde başladığı şiir serüvenini halk edebiyatı, divan şiiri ve Batı şiirinin özelliklerini ekleyerek sürekli değişimi için şiiri bir çıkış yolu olarak seçmiştir.

 

İkinci şiir kitabı olan Çevre’ye kadar çıplak ve sade bir üslupla, Garip üslubuyla yazar. Bundan sonraki şiirlerinde, kendi geliştireceği ve kendisine has bir üslup görülür. Bu yeni üslubun dikkati çeken özelliklerinden biri de şairin, cinas ve tevriye gibi divan edebiyatında sıkça rastlanılan iki anlamlı kelimeleri kullanmasıdır.

 

Evler ve Eski Toprak kitaplarındaki şiirlerinde eski ve yeniyle biçim ve tema arasındaki uyum kendisini iyice belli eder. Onun şiirlerinde kelimeyi aşan; fakat şiir cümlesi içinde kalan, kendine özgü, alışılmamış bağdaştırmalar vardır. Şair, kendisine özgü bir çağşım alanını oluşturacak özel bir dil kullanmakta ısrar eder. İkinci Yeni’de görülen sentaksın parçalanması ve geleneksel şiir dilinin dezenformasyonu söz konusudur. Bunların İkinci Yeni’deki gibi soğuk görünmemelerinin nedeni, gelenekten beslenmeleri ve anlamı silmek yerine, gizlemek, derinleştirmek veya zenginleştirmek amaçlı yapılmış olmalarından kaynaklanmaktadır.

 

Necatigil, şiirlerinde büyük kişilerin, aristokratların, seçkin ve kahramanların değil; büyük kentte tutunmaya ve var olmaya çalışan orta halli vatandaşların hayatına, duygu ve düşüncelerine yer vermiştir. Bu bakımdan, Garipçilerle tematik bir birliğe sahiptir; ancak Garipçiler, küçük adamın duygu, düşünce ve sorunlarını işlerken, daha çok ironik bir üslup kullanıyorlardı, bu tipin iç dünyasına, ruh hallerindeki acı ve çelişkilere fazla yer vermiyorlardı. Necatigil ise, orta halli insanın sorununu daha çok dramatik ve trajik bir üslupla irdeliyor, “orta yurttaş” dediği küçük adam tipinin olumlu ve olumsuz boyutlarıyla tüm insanî yönlerini, sevinç ve üzüntülerini, trajedilerini, çıkmazlarını, açmazlarını ve dramlarını veriyordu.


Şiir Kitapları

Kapalı çarşı (1946)
Çevre (1951)
Evler (1953)
Eski Toprak (1956)
Arada (1958)
Darçağ (1960)
Yaz Dönemi (1963)
Divançe (1965)
İki Başına Yürümek (1968)
En/Cam (1970)
Zebra (1973)
Kareler Aklar (1975)
Sevgilerde (1976)
Beyler (1978)
Söyleriz (1979)
Sinava Hazirlik