Türk Edebiyatı Tarihi      

      Halk Edebiyatı       

         Divan Edebiyatı         

       Modern Türk Edebiyatı      

      Yazar ve Şairler      

       Edebi Sanatlar       

         Edebi Akımlar         

       Anlatım Türleri      

      100 Temel Eser      

      Kitap Tanıtımları       

        Düzyazı Türleri         

        Edebiyat Sözlüğü      

      Dünya Edebiyatı      

        Edebiyat Makaleleri      




      Şiir Nedir?      

     Şiir Türleri       

        Ölçü         

       Uyak ve Redif    

     Halk Şiiri      

       Divan Şiiri       

         Modern Şiir         

       Görüntülü Şiirler      

      Türkülü Hikayeler     




      Türkçenin Tarihi      

     Dil Makaleleri       

        Ses Bilgisi         

     Kelime    

       Cümle      

       Paragraf       

        Metin         

      Yazım ve Noktalama      

      Atasözleri     

        Deyimler         

      Sözlükler      




     Planlar      

     Yazılı Soruları       

       Türkçe Dersi         

       Dil ve Anlatım Dersi    

    Türk Edebiyatı Dersi      

       Kompozisyon       

        ÖSS         

      SBS      

      KPSS     

      Kültür-Edebiyat Kulübü    

      Belirli Gün ve Haftalar      



SÖZCÜK TÜRLERİ
Bağlaçlar

Eş görevli ya da birbiriyle ilgili sözcükleri, sözcük öbeklerini, özellikle tümceleri bağlamaya yarayan, bunlar arasında anlam ve kimi zaman biçim açısından bağlantı sağlayan öğelere bağlaç adı verilir. Büyük bir çoğunlukla yabancı kökenli olan bu bağlaçlar dilimize Arapça ve Farsça'nın etkisiyle giren sözcüklerdir. Bağlaçların cümlede herhangi bir öğe olma gibi bir durumu yoktur. Her tür sözcük ve tümce arasında bağlama görevi yapabilirler. Bağlaçlar diğer sözcük türleri yerine görev yapamazlar ancak belirteçler ve ilgeçlerin kimi zaman bağlaç görevlerinde bulundukları görülür. Türkçe kökenli,  Türkçe'nin  yapı özelliklerini yansıtan bağlaçlarda görüleceği gibi, tümceler arasındaki konu ve anlatım bütünlüğü, sürekliliği sağlanmaktadır. Bağlaçlar ikilemeler arasında da anlamı pekiştirmek  için kullanılır. Kimi zaman bağlaçların düştüğü de görülür. Okur yazar, okur ve yazar gibi.

GÖREV VE ANLAM BAKIMINDAN BAĞLAÇLAR

Bağlaçlar bu yönleriyle incelendiğinde görevleri, bağlandıkları öğelerin anlamları ya da onlara kattıkları anlamlar açısından birtakım özellikler gösterirler. Bu açıdan bakıldığında bağlaçların şu özellikleri gösterdiklerini söyleyebiliriz.

De  (da): Tümceleri, sözcük öbeklerini, aynı türden ve görevdeş sözcükleri bağlar.

Türkçe bilir, sohbeti de güzeldir.

Ne....ne:  Görevleri aynı olan öğeleri birbirine bağlar ve tümceye olumsuzluk verir.

Bu adam ne ana bilir, ne baba bilir.

İle: Görevdeş sözcükleri birbirine bağlayan bu bağlaç ilgeç olarak da kullanılır.
                  
Denizle  (ile) kumu çok özledik.
       
Ancak: Tümceleri genellikle neden-sonuç ilişkisiyle birbirine bağlar. Türkçe'dir.
                 
Bunları alırım ancak senin işine yararsa.
       
Olsun ... olsun:  Birleştirme, isteneni seçme, anımsananı ekleme amacıyla bağlar.
                  
Küçük olsun büyük olsun herkes çalışmalı.
       
Yalnız : Belirtilmesi gereken kavrama, konuya ilgi çekmek için kullanılır.
                 
Öyle bir şey söylemedim, yalnız sonuç olarak bu da olabilir.
       
Bile: Umulmazlık, beklenmezlik, üstelik anlamlarıyla bir önceki tümceye bağ kurar.
                
Çok kez beni bile yanıltmıştır. (da bağlacı gibi kullanılır.)
Yanımızda olsa bile ben bu işte yokum.

Oysa, oysaki: Tümceleri karşıtlık anlamıyla bağlar.  Önceki tümceye açıklama ekler.
                
İnsanlar ne kadar umarsız, oysa herkesin duyarlı olması gereken bir konu.
       
Gerek....gerek: İstenileni birleştirme, eşitlik, seçme amacıyla bağlar.
                 
Gerek tutarsızlığın gerek bilgisizliğin seni buraya getirmiş olabilir.
       
İster...ister: Seçeneklerden birinin yeğlenmesinde sakınca olmadığını gösterir.
                 
İster al, ister alma; ister gel, ister gelme beni bağlamaz.
       
Nitekim: Karşılaştırma, tanık gösterme benzetme ilgisiyle bağlar.
                 
Bunu biliyordum. Nitekim daha önce de benzer bir durum yaşadık.
       
Üstelik: Pekiştirme yoluyla tümceleri birbirine bağlar.
                 
Dersleri iyi değil, üstelik çok da ukala.
       
Örneğin:  (Arapça karşılığı mesela ) Açıklama getirerek bağlar.
                  
Genellikle böyledir. Örneğin insanların koşuşturması gibi.
       
Demek, demek ki: Kendisinden sonra bir açıklama yapılacağı zaman bağ kurar.
                  
Gelen yokmuş. Demek ki yola çıkamamış.          
       
Yeter ki: Yargıları bir koşula bağlama amacıyla kullanılan bir bağlaçtır.
                 
Her şeyi söylemesi mümkün. Yeter ki morali iyi olsun.

Ve: Görevdeş öğeleri birbirine bağlar.

Ya, ya...ya: Yeğleme, oranlama, üstün tutma anlamlarıyla bağlama kurar.
       
Ya da: (Türkçe ve Arapça bağlaçların bir arada kullanılmasıdır.) olasılık belirtir.
       
Ki:   Genellikle tümceleri birbirine bağlar. Türkçe'nin yapısına aykırılık da taşır.

Fakat: Tümceleri aykırılık, neden-sonuç karşıtlık ilgisiyle bağlar.
       
Lakin: Fakat, ama bağlaçlarının yerine kullanılır.
       
Ama: Tümceleri karşıtlık, uyumsuzluk, aykırılık ilgileri kurarak birbirine bağlar.

Çünkü: Tümceleri bir neden belirtme, açıklama anlamı katarak bağlar.

Hatta: Tümceleri üstelik, bile, hem de anlamlarıyla pekiştirerek bağlar.

Hem... hem, hem de: Görevdeş sözcükleri eşitlik, birlikte olma karşıtlık ile bağlar.

Meğer, meğerse, meğer ki: Olasılık katar. Beklenmeyen, umulmayanı belirtir.

Kâh... kâh: Kimi zaman, kimi kez anlamıyla tümceleri ve sözcükleri bağlar.
       
Yani: Tümceleri, sözcüleri , sözcük öbeklerini açıklama anlamı katarak bağlar.

BİÇİM BAKIMINDAN BAĞLAÇLAR

Bağlaçlar biçim bakımından değişik özellikler gösterir. Bu sözcüklerin çoğu Arapça'dan ve Farsça'dan dilimize geçmiştir. Bu nedenle bağlaçların yapı bakımından değişik şekillerinin  olduğunu görmekteyiz.
       
1- Yalın Bağlaçlar: ve, de, ama, ile, bile, eğer, lakin, yani, hem gibi...
       
2- Türemiş Bağlaçlar: örneğin, üstelik, ancak, açıkçası, kısacası, anlaşılan gibi...
       
3- Birleşik Bağlaçlar: oysa, öyleyse, yoksa, neyse, kimbilir, halbuki, veyahut gibi...
       
4- Öbekleşmiş Bağlaçlar: Türlü sözcük öbeklerinin bağlaç görevi yapmak üzere öbekleştikleri görülür. Kimi bağlaçlar yan yana kullanılan sözcüklerle de oluşur. İki ya  da  daha çok sözcüğün kalıplaşmış biçimi ya da tamlamalar bağlaç olarak kullanılır: şöyle ki, demek ki, tut ki, zorla değil ya, ne de olsa, ne bileyim, gel gelelim gibi...







Sinava Hazirlik