Türk Edebiyatı Tarihi      

      Halk Edebiyatı       

         Divan Edebiyatı         

       Modern Türk Edebiyatı      

      Yazar ve Şairler      

       Edebi Sanatlar       

         Edebi Akımlar         

       Anlatım Türleri      

      100 Temel Eser      

      Kitap Tanıtımları       

        Düzyazı Türleri         

        Edebiyat Sözlüğü      

      Dünya Edebiyatı      

        Edebiyat Makaleleri      




      Şiir Nedir?      

     Şiir Türleri       

        Ölçü         

       Uyak ve Redif    

     Halk Şiiri      

       Divan Şiiri       

         Modern Şiir         

       Görüntülü Şiirler      

      Türkülü Hikayeler     




      Türkçenin Tarihi      

     Dil Makaleleri       

        Ses Bilgisi         

     Kelime    

       Cümle      

       Paragraf       

        Metin         

      Yazım ve Noktalama      

      Atasözleri     

        Deyimler         

      Sözlükler      




     Planlar      

     Yazılı Soruları       

       Türkçe Dersi         

       Dil ve Anlatım Dersi    

    Türk Edebiyatı Dersi      

       Kompozisyon       

        ÖSS         

      SBS      

      KPSS     

      Kültür-Edebiyat Kulübü    

      Belirli Gün ve Haftalar      



HALK ŞAİRLERİ
Âşık Zülâlî


Aşık Zülali (1873-1856) Türk halk ozanı.

Posof ilçesinin Aşıkzülali(Suskap) köyünde doğdu. Sülale adları Şekeregil diye söylenir. Yusuf, ailenin altı çocuğundan dördüncüsüdür. İlk tahsilini köyünde yaptı. Medreseyi Digor’da okudu. Bu tarihlerde İstanbul’a Ağabeyinin yanına giderek medreseye devam etti ve Arapça-Farsça okudu. On iki yaşlarında iken başınadan geçen iki rüya hadisesiyle “bade içmiş-Halk Aşıkı “olmuş ve şiir söylemeye başlamıştır. Asıl adı Yusuf, Soyadı Kökten’dir.

İlk eşi olan Pamuk Hanım Şavşat’ın Pınarlı/Suloban köyünden idi. Pamuk Hanım’ın hiç çocuğu olmadı. Zülali, 1893'te Bursa'ya giderek Posof ve Artvin'li 93 muhacırlerını ziyaret etti. Orada Hamidiye Ziraat Mektebi'ne girip üç sene okudu. Bir hastalık nedeniyle 1896'da memleketi Posof'a geri döndü.

1904 yılından sonra Batum-Hula ve Posof'taki mekteplerde Türkçe ve Din dersleri hocalığı yapmaya başladı. Otuzbir yaşında iken, onaltı seneden beri saz ve söz meydanlarının büyük şöhreti Zülali, "Aşıklar Serdarı" olduğunu herkese kabul ettirdikten sonra bir muallim olarak Rus boyunduruğundaki memleketinin istiklal ve hürriyeti için var gücüyle çalışmaya koyuldu. Kars'ta bir Türk milli mektebi açılmasını ve milliyetçi çalışmaları teklif etti.

1906'da karısı Pamuk Hanım vefat etti. Daha sonra Hanak'ın Yukarı Surmal Köyünde dul bulunan Bedir adlı bir kadınla evlendi.

1909'a kadar muallimliğin yanısıra Batum'da Türkçülük ve Türk Birliği haraketlerinin yayılıp yerleşmesi için çalıştı. 1910 yılında Bursa'ya oradan da Afyon'a göç etti ve Sarıçayır köyüne yerleşti. Babası ve diğer kardeşleri de kendisinden sonra buraya gelip köye yerleştiler.

1930 yılı baharında sıla için Posof'a giden Aşık Zülali, bu yolculuğun verdiği ilhamla yanık şiirler söyledi. Altı ay zarfında Posof, Ardahan ve Çıldır'ı dolaşıp tekrar Afyon'a geri döndü. Sarıçayır köyü yakınlarındaki bir köyde bir ara imamlık yaptı. Aşık Zülali'nin bir Türkçü olduğu herkes tarafından bilinmekteydi. 1940'ta Manisa Türkocağı kurucularındandır. Manisa'da, oğlunun yanında bulunduğu sıralarda bir gözündeki katarak rahatsızlığı nedeniyle bir gözünü kaybetmiştir.

Aşık Zülali'nin Zeynel, Osman, Zarife, Şahide ve Cemile adında beş coçuğu olmuş. Artık 83 yaşına gelen Şair, ömrünün son günlerini yaşıyordu. Eskişehir'de kızı Cemile'nin evinde bulunduğu sırada kalp krizi geçirerek 18 Aralık 1956 tarihinde vefat etti. Cenazesi Çifteler'e getirilerek şehir mezarlığında toprağa verildi.

Sinava Hazirlik