Türk Edebiyatı Tarihi      

      Halk Edebiyatı       

         Divan Edebiyatı         

       Modern Türk Edebiyatı      

      Yazar ve Şairler      

       Edebi Sanatlar       

         Edebi Akımlar         

       Anlatım Türleri      

      100 Temel Eser      

      Kitap Tanıtımları       

        Düzyazı Türleri         

        Edebiyat Sözlüğü      

      Dünya Edebiyatı      

        Edebiyat Makaleleri      




      Şiir Nedir?      

     Şiir Türleri       

        Ölçü         

       Uyak ve Redif    

     Halk Şiiri      

       Divan Şiiri       

         Modern Şiir         

       Görüntülü Şiirler      

      Türkülü Hikayeler     




      Türkçenin Tarihi      

     Dil Makaleleri       

        Ses Bilgisi         

     Kelime    

       Cümle      

       Paragraf       

        Metin         

      Yazım ve Noktalama      

      Atasözleri     

        Deyimler         

      Sözlükler      




     Planlar      

     Yazılı Soruları       

       Türkçe Dersi         

       Dil ve Anlatım Dersi    

    Türk Edebiyatı Dersi      

       Kompozisyon       

        ÖSS         

      SBS      

      KPSS     

      Kültür-Edebiyat Kulübü    

      Belirli Gün ve Haftalar      



HALK ŞAİRLERİ
Aşık Elesker

Aşık Elesker (Aşık Elesger,Aşıq Elesger), 19.yy. Azeri saz üstadlarının en önemli temsilcisi, Azerbaycan aşık edebiyatının klasiklerinden biridir. 1821 yılında şimdi Ermenistan topraklarına katılmış eski bir Türk yurdunda, Basarkeçer'in Ağ-kilse (Ağkilise) köyünde aşık şiirinin ve sazın vurgunu olan Elimemmedin ailesinde dünyaya geldi. Elesker 14-15 yaşlarında köyün zenginlerinden Kerbelayı Kurban'a hizmetçi olarak verildi. Onun kızı güzel Sehinbanı'yı sevdi,kızdan sevgisine karşılık aldı. Kerbelayi Kurban'm kardeşi Pullu Meherrem onların kavuşmasına imkan vermedi, Sehinbanı'yı oğlu Mustafa'ya aldı.

Bu olaydan sarsılan Elesger saz çalmaya, söz koşmaya başladı. Babası onu 16 yaşında Kizılvenkli Aşık Ali'ye uşak verdi. Elesker aşıklık sanatının sırlarını üstadı Ali'den öğrendi. Azerbaycan aşık kültürünü araştıranlardan Hümmet Elizade, onların 'üstad-çırak' münasibetleri konusunda şunları yazar: "Aşık Elesker, üstadı Aşık Alı ile düğün, nişan meclislerine gittiğinde bazen onun dediklerine kulak asmaz, kendi şiirlerini okurmuş. Elesker'in bu hareketi üstadının hoşuna gitmezmiş, bu hareketten vazgeçmesi için ona nasihatler edermiş. Bir gün yine büyük bir düğün meclisinde üstadla çırak arasında bir sürtüşme olur. Aşık Ali'nin sözü Elesker'e dokunur, Elesger öfkelenir. Üstadı ile atışmayı kafaya koyar. Meclis iki tarafa ayrılır. Bir taraf Aşık Ali'yi, o biri taraf Elesker'i müdafaa eder. Üstad-çırak biri biri ile ters düşer, aralarından çok "herbe-zorbalar, üstadnameler, di-vaniler, teenisler ve dudakdeymezler" gelip geçer. Nihayet Elesker açıkça ve şimdiye kadar hiçbir aşık tarafinden karşılığı söylenemeyen "A yağa-yağa" teenisini söyler. Aşık Ali, Aşık Elesker'e cevap veremez; meclisi bırakıp gider. Bu hadiseden sonra Elesker, üstadından ayrılır, müstakil bir sanatkâr gibi aşıklığa başlar. Elesker, üstadını bağlaması neticesinde geniş kitle arasında daha büyük şöhret kazanır. Yakın ve uzak yerlerden çok çırak Elesker'in yanına gelir."

19. yy. ortalarına doğru artık Aşık Elesker bütün Kafkasya'da tanınan bir âşık oldu. Tiflis'de Rusça yayınlanan "Kavkaz" gazetesi 1851 yılında ondan, olağanüstü sesi, saz çalma mahareti ve söz koşma kabiliyeti olan bir sanatkâr olarak söz eder. Sevgilisi Sehinbanı'dan zorla ayrı bırakıldıktan sonra, Aşık Elesker 40 yaşına kadar bekâr kalmış, 1862 yılında, Kelbecer'in Yanşak köyünden olan Anahanım'la evlenmiştir. Elesker'in oğlu Aşık Talib de üstad bir aşık olarak tanınmıştır.

Elesker, aşık şiirinin bütün türlerini kapsayan zengin bir miras bırakıp gitmiştir. Hayatta olduğu donemde hiçbir kitabı yayınlanmadığından, şiirlerinin büyük bir kısmı kaybolmuştur. Şiirlerinin büyük kısmı sözlü gelenekte devam ettiği için onlar da yazıya alınmamış, zaman geçtikçe unutulmuş, hafızalardan silinmiştir.

1918 yılında Ermenistan'da iktidara gelen Taşnaklar, Azerbaycan Türkleri'ne karşı bir soykırıma başlayınca, Aşık Elesker, ailesi ile birlikte göçüp Azerbaycan'ın Terter bölgesine yerleşmiştir. Burada bir müddet değirmencilik yapmış ve ihtiyar çağlarında yazdığı şiirlerinin birinde kendi durumundan acı acı şikayetlenerek şöyle demiştir:

Dad senin elinden çerx-i kecmedar,
Üreyimdeyüz dermansız yaram var,
Âşıq deyirmançı, ağa çarvadar,
Serraf gelsin bu bazarı dolaşırı.

Çağdaşlarının hatıralarına göre Aşık Elesker, uzun boylu, alnı açık, iri yapılı, bedence çok sağlam ve kuvvetli bir adam olarak anlatılır. Kara gözleri, kalın, kara çatma kaşları, dolgun yüzü varmış.

Aşık Elesker 1921 yılında durumu nisbeten düzelince yeniden doğduğu köye, Ağkilse'ye dönmüş, lâkin yaşlılık ve hastalık yüzünden artık saz çalıp söz koşamamıştir. 1926 yılı Mart ayının 7 sinde tahminen 106 yaşında Ağkilse köyünde vefat etmiş, burada da defnedilmiştir. 1988 yılında Basarkeçer bölgesi Türk halkının Ermeniler tarafından göçe zorlanması ile buradaki Türkler yeniden topraklarını terketmişlerdir.

Aşık Elesker'in Ağkilse köyündeki mezarına da hakaret eden Ermeniler buradaki birçok Türk-müslüman abidesi gibi, bu mezarı da yok etmişlerdir.

Elesger'in Türkiye'de bilinen ve söylenen güzel bir şiiri:

Çerşenbe gününde,çeşme başında
Göynüm bir ala göz hanıma düşdü
Attı müjgan ohun keçdi sinemden
Cadu gamzeleri ganıma düşdü

İşaret eyledim halımı bildi
Gördüm hem gözeldi hem ehl-i dildi
Yüzünü buladı gözünnen güldü
Gülende gadası canıma düşdü

Elesgerem her elmden halıyam
Dedim sen dertlisen men yaralıyam
Dedi nişanlıyam, özge malıyam
Sındı gol ganadım yanıma üşdü

Eserleri 
* Aşık Elesger Eserleri. Toplayanı ve tertib edeni Hümmet Alizade, Bakı, 1934, 1935, 1937, 1963.
* Aşık Elesger. Toplayanı ve tertib edeni İslam Elesgerov. C. I-II, Bakı, 1971
* Azerbaycan Aşıqları ve El Şairleri, Cl, Bakı, 1987.

Sinava Hazirlik