ÂŞIK EDEBİYATI
Türk Halk Edebiyatında Aruz Ölçüsü İle Yazılan Nazım Biçimleri
17. yüzyıldan sonra halk şairleri, divan şiirinden etkilenmeye başladılar. Bu etkilenme 19. yüzyılın sonlarına kadar sürdü. Bu akım, bir yandan halk şairlerinin dilini ağırlaştırıp divan şairlerine yaklaştırırken, öte yandan da divan şairlerinin, ünlü bestekârların dilini sadeleştirip halk şairlerine yaklaşmasına, halk şiirini denemesine neden oldu. Halk ile aydın kitlenin bu kadarcık da olsa yaklaşımı sevindiricidir de.
Halk şairleri aruz ölçüsünü çok sınırlı kullanmışlardır. Fakat Divan şiiri mazmunlarını Halk şiirine sokmuşlar, yanlış da olsa aruzu kullanmış; Türkçe sözcükleri bozmuşlardır. Halk şiirinde bu nazım biçimleri ölçüsü, uyağı ile ezgileri de göz önünde bulundurularak adlandırılır. Bunlar Divan, semaî, kalenderi, selis'tir.
Divan
Aruzun fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün kalıbıyla yazılan yapıca gazel, murabba, muhammes, müseddes olan şiirlere divan denir; halk şairleri divanî de derler. Musammat olanları da vardır.
Gazel biçimindeki divanların uyak düzeni aa ba ca da ea...
Murabba biçimindeki divanların uyak düzeni aaba (aaaa/baba/bbba) ccca ddda eeea... Gazel biçimindeki divanın dizeleri fâilâtün fâilün kalıbıyla ek dize ile sürdürülürse ayaklı divan ya da yedekli divan denilen müstezadlar oluşur. Uyak dizilişi a(a) a(a) b(b) a(a) c(c) a(a) d(d) a(a) e(e) a(a)...
Semaî
Aruzun mefâîlün mefâîlün mefâîlün mefâîlün kalıbıyla yazılan yapıca gazel, murabba, muhammes, müseddeslere semaî denir. Musammat olanları da vardır. Uyak düzeni divandaki gibidir. Gazel biçimindeki semaînin dizeleri mefâîlün mefâîlün kalıbıyla ek dize ile sürdürülürse ayaklı semaî ya da yedekli semaî denilen divan edebiyatındaki müstezad-ı südâsiyenin aynı olan müstezadlar oluşur. Uyak dizilişi divandaki gibidir. Kendine özgü bir ezgiyle söylenir.
Kalenderî
Aruzun mef'ûlü mefâîlü mefâîlü feûlün kalıbıyla yazılan yapıca gazel, murabba, muhammes, müseddeslere kalenderî denir. Musammat olanları da vardır. Uyak düzeni divandaki gibidir. Gazel biçimindeki semaînin dizeleri mef'ûlü feûlün kalıbıyla ek dize ile sürdürülürse ayaklı kalenderî ya da yedekli kalenderî oluşur. Uyak dizilişi divandaki gibidir. Kendine özgü bir ezgiyle söylenir.
Selis
Aruzun fe'ilâtün fe'ilâtün fe'ilâtün fe'ilün kalıbıyla yazılan yapıca gazellerdir; murabba, muhammes, müseddes vardır. Musammat olanları da vardır. Uyak düzeni divandaki gibidir. Gazel biçimindeki semaînin dizeleri mefâîlün mefâîlün kalıbıyla ek dize ile sürdürülürse ayaklı semaî ya da yedekli semaî denilen divan edebiyatındaki müstezad-ı südâsiyenin aynı olan müstezadlar oluşur. Uyak dizilişi divandaki gibidir.
Satranç
Aruzun müfte'ilün müfte'ilün müfte'ilün müfte'ilün kalıbıyla yazılan musammat gezel biçimindeki halk şiirine satranç denir. Uyak dizilişi gazel gibidir.
Vezn-i Âhar
Aruzun müstef'ilâtün müstef'ilâtün müstef'ilâtün müstef'ilâtün ya da müstef'ilâtün müstef'ilâtün kalıbıyla yazılan murabbaya vezn-i âhar denir. Uyak dizilişi murabba gibidir. Dize sonunun yanında iç uyak da vardır. Dörtlüklerdeki dizeler ikinci müstef'ilâtün'den başlayarak birbirine zincirleme bağlıdır. Her müstef'ilâtün sütun halinde yukarıdan aşağıya okunduğunda, sütun sayısındaki söz öbekleri ile dize sayısıdaki söz öbekleri aynı olur.
Üftâden oldum, gül gibi soldum, sor bana noldum, cevrinle cânan,
Gül gibi soldum, sor bana noldum, cevrinle cânan, oldum perîşan,
Sor bana noldum, cevrinle cânan, oldum perîşan, ey fitne-devran,
Cevrinle cânan, oldum perîşan, ey fitne-devran âhir zamansın.
Bir hûb-edâsın, pek dil-rübâsın, lîk pür-cefâsın, sırrın bilinmez,
Pek dil-rübâsın, lîk pür-cefâsın, sırrın bilinmez, nakşın alınmaz,
Lîk pür-cefâsın, sırrın bilinmez, nakşın alınmaz, mislin bulunmaz,
Sırrın bilinmez, nakşın alınmaz, mislin bulunmaz, bir nev-civansın.
Ettimse âhı, feth etti mâhı, aşk-ı İlâhî, var sende gayet,
Feth etti mâhı, aşk-ı İlâhî, var sende gayet, Hak'tan hidâyet,
Aşk-ı İlâhî, var sende gayet, Hak'tan hidâyet, Nûrî nihâyet,
Var sende gayet, Hak'tan hidâyet, Nûrî nihâyet, sâhib-divansın.
Tokatlı Nurî