Türk Edebiyatı Tarihi      

      Halk Edebiyatı       

         Divan Edebiyatı         

       Modern Türk Edebiyatı      

      Yazar ve Şairler      

       Edebi Sanatlar       

         Edebi Akımlar         

       Anlatım Türleri      

      100 Temel Eser      

      Kitap Tanıtımları       

        Düzyazı Türleri         

        Edebiyat Sözlüğü      

      Dünya Edebiyatı      

        Edebiyat Makaleleri      




      Şiir Nedir?      

     Şiir Türleri       

        Ölçü         

       Uyak ve Redif    

     Halk Şiiri      

       Divan Şiiri       

         Modern Şiir         

       Görüntülü Şiirler      

      Türkülü Hikayeler     




      Türkçenin Tarihi      

     Dil Makaleleri       

        Ses Bilgisi         

     Kelime    

       Cümle      

       Paragraf       

        Metin         

      Yazım ve Noktalama      

      Atasözleri     

        Deyimler         

      Sözlükler      




     Planlar      

     Yazılı Soruları       

       Türkçe Dersi         

       Dil ve Anlatım Dersi    

    Türk Edebiyatı Dersi      

       Kompozisyon       

        ÖSS         

      SBS      

      KPSS     

      Kültür-Edebiyat Kulübü    

      Belirli Gün ve Haftalar      



CUMHURİYET DÖNEMİ EDEBİYATÇILARI
Ahmet Hamdi Tanpınar (1901-1962)

Babasının memuriyeti nedeniyle çocukluğunu Anadolu’nun muhtelif yerlerinde geçiren Tanpınar, gözlemci bir karaktere sahiptir. Daha sonraki öğrenim hayatında Ahmet Haşim ve Yahya Kemal gibi iki büyük şaire yakın yasaması, şiir estetiğinde önemli rol oynamıştır: Haşim’le resim sanatına yaklaşırken; Yahya Kemal’le sözün nağmeye dönüşen sihrini keşfeder. Fransız şairlerini tanımaya başlaması ile de şiir ufku büsbütün genişler.

 

Görünenin ötesinde, görünmeyen evrene doğru büsbütün bir atılım halindedir. Şiirlerinde “rüya”, “hayal” ve “masal” kavramlarını sıkça kullanır. Kendi ifadesiyle bu kavramları “güzellik denilen ideal ve şiirin benliğini yapan manevî havayla mükemmeliyet düşüncesi etrafında birleştirir”. Şiir estetiğini “bediî ve saf alâka” uyandırma anlayışı üzerine kurmuştur. Bu nedenle onun şiiri, divan estetiğindeki merkezîleşmeyi devam ettirir. Özlediği dünyayı maddî olarak kurmanın imkansızlığını bildiği için sürekli olarak “eşik”in ikilemini yasar:

 

“Ne içindeyim zamanın

Ne de büsbütün dışında

Yekpâre, geniş bir anın

Parçalanmaz akısında”

 

dizeleri, zamanın içinde yer alan bu dünya ile dışında yer alan öteki dünyanın parçalanmazlığına olan inancını yansıtır.

 

Mehmet Kaplan, Tanpınar’ın şiirini “musukî+his+hayal=şiir” seklinde formüle eder. Tanpınar, ciddi bir üslupçudur ve “amacı, yalnız kendisi olan” şiiri yazmak ister. Başlangıçta heceyi kullanmasına rağmen, sonraları serbest şiire geçmiştir. Folklordan daima uzak kalmıştır. Hayat karşısındaki pasif tutumu, sevdiği kelimeler ile eşikte oluşu, Tanpınar’da rüya ve hayal ile gerçeğin karışmasına yol açar.

 

Şiirlerinden seçtiklerini Şiirler adıyla kitaplaştırır. Ölümünden sonraysa tüm şiirleri derlenerek Bütün Şiirleri adıyla yayımlanır.


ESERLERİ

Şiir:
Bütün Şiirleri (1976-1981)

Roman:
Mahur Beste (tefrika 1944 - basım 1975)
Saatleri Ayarlama Enstitüsü (1961-1977)
Aydaki Kadın (ölümünden sonra 1987)

Öykü:
Abdullah Efendi?nin Rüyaları (1943-1983)
Yaz Yağmuru (1955-1983)
Hikayeler (Kitaplaşmayan iki hikayesiyle birlikte tüm öyküleri, 1983)

Deneme:
Beş Şehir (1946-2001)
Edebiyat Üzerine Makaleler (1969-1977)
Yaşadığım Gibi (1970-1977)

Antolojiler:
Tevfik Fikret (1937-1944)
Namık Kemal (1942)
Yahya Kemal (1940-1982)
19. Asır Türk Edebiyatı Tarihi (Ancak birinci cildini tamamlayabildi, 1942-1985)
Sinava Hazirlik