Türk Edebiyatı Tarihi      

      Halk Edebiyatı       

         Divan Edebiyatı         

       Modern Türk Edebiyatı      

      Yazar ve Şairler      

       Edebi Sanatlar       

         Edebi Akımlar         

       Anlatım Türleri      

      100 Temel Eser      

      Kitap Tanıtımları       

        Düzyazı Türleri         

        Edebiyat Sözlüğü      

      Dünya Edebiyatı      

        Edebiyat Makaleleri      




      Şiir Nedir?      

     Şiir Türleri       

        Ölçü         

       Uyak ve Redif    

     Halk Şiiri      

       Divan Şiiri       

         Modern Şiir         

       Görüntülü Şiirler      

      Türkülü Hikayeler     




      Türkçenin Tarihi      

     Dil Makaleleri       

        Ses Bilgisi         

     Kelime    

       Cümle      

       Paragraf       

        Metin         

      Yazım ve Noktalama      

      Atasözleri     

        Deyimler         

      Sözlükler      




     Planlar      

     Yazılı Soruları       

       Türkçe Dersi         

       Dil ve Anlatım Dersi    

    Türk Edebiyatı Dersi      

       Kompozisyon       

        ÖSS         

      SBS      

      KPSS     

      Kültür-Edebiyat Kulübü    

      Belirli Gün ve Haftalar      



ANONİM HALK ŞİİRİ
Ağıt

Ağıtları, ölüm ve yas törenlerinde söylenen "lirik türküler" olarak tanımlayabiliriz. Divan şiirindeki karşılığı ise ""mersiye"dir. Ölçü ve uyak düzeni genellikle türkülerde olduğu gibidir.

Konu: Ölüm acısını ve yası anlatır. Dünya halk kültürlerinde ölüm törenleri, daima önemli bir yer tutmuştur.

Orta Asya Türkleri arasında da bu törenlerin önemsendiğini, Göktürkler'de ve Uygurlar'da özel 'ağıtçı-yasçı"ların olduğunu biliyoruz. Günümüzde de hala Anadolu'nun bazı köylerinde ağıt yakan "ağıtçı"lar vardır. Bunlar, ölen insanın sosyal konumuna ve kişisel özelliklerine göre ağıtlar yakarak bunu hüzünlü bir ezgi eşliğinde, yüksek ve acılı bir sesle söylerler. Ağıtçının çevresine toplanan ölünün yakınları da yine yüksek sesle ağlayarak, zaman zaman hep bir ağızdan bu ağıtçıya katılırlar. Konya-Ereğli-Ayrancı'da, varsıl bir bey için, kadın bir ağıtçı tarafından yakılan aşağıdaki ağıt, ağıda konu olan bu beyin psikolojik ve sosyal yapısını, ekonomik gücünü oldukça iyi yansıtmakta, ayrıca seçilen sözcükler, kullanılan ölçü ve kurulan uyak düzeni ağıtçının ustalığını göstermektedir.

Türkçede 7, 8 ve 10 heceli ağıtlar yaygındır. En çok rastlanılanı 8 hecelilerdir. Erkeklerin söylediği ağıtlar varsa da ağıtları daha çok kadınlar söyler. Gösteri bölümüyle tiyatro, söyleniş biçimiyle şiirseldir. Ağıtlar türkü ve destanla yakın ilişki içindedir.

Örnek: - AĞIT -

Atlıyı attan indiren
Mazlumu tahta bindiren
Ahı acıyı dindiren
Helimoğlu'm yatar şimdi

Köylüsünün danışığı
Köyünün bir yakışığı
Bacımın gönül ışığı
Helimoğlu'm yatar şimdi

Ala şahini uçuran
Koç yiğitleri şaşıran
Yolunu dağdan aşıran
Helimoğlu'm yatar şimdi

Tarlaları ıssız kaldı
Ekinleri susuz kaldı
Azrail onu da aldı
Helimoğlu'm yatar şimdi

Bazen de ağıtçılar yaktıkları ağıtları, ölenin ağzından söylenmiş gibi düzenlerler.

Örnek:

Bileydim de Hacılara varmazdım
Tütüncü beyinin kızın almazdım
Gelen belalara karşı durmazdım
Aman doktor söyle ölecek miyim
Ölmeden sılamı görecek miyim

Hacılara vardım ateşim yanar
Üç yüz elli kurşun başımda döner
İllerin dalına bülbüller konar
Söyle doktor söyle ölecek miyim
Ölmeden sılamı görecek miyim

Ankara'dan bindirdiler tirene
Selam söylen eşe dosta yarene
Sağ olup da sılasını görene
Söyle doktor söyle ölecek miyim
Ölmeden sılamı görecek miyim.
Sinava Hazirlik