Türk Edebiyatı Tarihi      

      Halk Edebiyatı       

         Divan Edebiyatı         

       Modern Türk Edebiyatı      

      Yazar ve Şairler      

       Edebi Sanatlar       

         Edebi Akımlar         

       Anlatım Türleri      

      100 Temel Eser      

      Kitap Tanıtımları       

        Düzyazı Türleri         

        Edebiyat Sözlüğü      

      Dünya Edebiyatı      

        Edebiyat Makaleleri      




      Şiir Nedir?      

     Şiir Türleri       

        Ölçü         

       Uyak ve Redif    

     Halk Şiiri      

       Divan Şiiri       

         Modern Şiir         

       Görüntülü Şiirler      

      Türkülü Hikayeler     




      Türkçenin Tarihi      

     Dil Makaleleri       

        Ses Bilgisi         

     Kelime    

       Cümle      

       Paragraf       

        Metin         

      Yazım ve Noktalama      

      Atasözleri     

        Deyimler         

      Sözlükler      




     Planlar      

     Yazılı Soruları       

       Türkçe Dersi         

       Dil ve Anlatım Dersi    

    Türk Edebiyatı Dersi      

       Kompozisyon       

        ÖSS         

      SBS      

      KPSS     

      Kültür-Edebiyat Kulübü    

      Belirli Gün ve Haftalar      



SES BİLGİSİ, YAZIM KURALLARI, NOKTALAMA İŞARETLERİ

Ses geçici titreşimle oluşur. İki ucundan gerdirilen tele dokunursak hava içerisinde bir süre titreşir; bu titreşim sonucunda da bir ses oluşur. Aynı şekilde bir boruyu üflediğimiz zaman ya da bir cisme başka bir cisimle vurduğumuzda bir ses oluşur. İşte hava içerisinde oluşan titreşimin kulakta duyulanına ses denir.

 

Söyleyiş (Telaffuz)

 

En geniş anlamıyla konuşmayı sağlayan hareketlerin tümüne söyleyiş (telaffuz) denir. Dar anlamıyla dil seslerini çıkarma olayıdır. Söyleyiş sırasında pek çok organ görev alır.

 

Konuşma eylemi en az iki kişi arasında olur. Beyinle konuşmayı sağlayan organlar bir bütün olarak çalışır. Konuşma sırasında ses organlarının (gırtlak, ses telleri, küçük dil, damak, dil, dişetleri, dudaklar, geniz vb.) hepsi birden rol oynar. Bu organların hepsine birden konuşma aygıtı adı verilir.

 

Ses için gerekli hava solunum organlarınca sağlanır. Soluk alıp verme sırasında da adeta bir körük gibi çalışan ciğerlere hava dolup boşalır. Bu sırada diyafram adı verilen kubbe biçimindeki kas demeti, göğüs kaslarını ve ciğerleri genişletip daraltır. Konuşma sırasında soluk borusu yoluyla ciğerlerden gelen hava gırtlaktaki ses tellerine çarpar ve onları titreştirir. Titreşen hava daha sonra sese dönüşür.

 

Konuşmada ses tonu ve söyleyişin (telaffuzun) önemi büyüktür. Nefes borusundan gelen hava, ağız boşluğu içerisinde herhangi bir bölgede sese dönüşür. Bu sesin oluşmasına boğumlanma denir. Boğumlanma, heceleri oluşturan seslerin doğru olarak ses değerlerinin söylenmesiyle oluşur. Türkçe Türkiye’nin her yerinde aynı sesler verilerek konuşulmaz. Ünlüler farklı bölgelerde, farklı biçimlerde söylenir. İstanbul ağzında kalın a ile söylenen sözcükler Van’da o’ya yaklaşan bir kapalılıkta söylenir. Aynı ünlü Trabzon ve dolaylarında ince a’ya dönüşür.

 

Konuşma sırasında anlatılan konunun özelliğine göre soluk alıp vermede bazı değişiklikler olur. Bu soluk alıp verme sırasında sesin alçalıp yükseldiği görülür. Anlatıma duygu, düşünce ve heyecan gibi farklılıklar katılır.

 

Emir cümlelerinde kullanılan ses ile soru cümlelerinde kullanılan ses farklıdır. İşte anlatıma duygu, düşünce, heyecan, yumuşaklık, sertlik katmak amacıyla seste yapılan bu farklılığa tonlama denir. İnsan sesi ton bakımından kalın, ince ve tiz olmak üzere üçe ayrılır.

 

Vurgu

 

Konuşma sırasında sözcükler aynı şekilde söylenmez. Türkçede sözcükler söylenirken bazı heceler diğerlerine göre daha kuvvetli, daha şiddetli söylenir. Buna vurgu denir. Anlatımda vurgu söze duygu değeri katar; söylenen sözün daha anlaşılır olmasını sağlar ve ahengi canlandırır.

 

Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;

Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.

Mehmet Âkif Ersoy

 

Türkçede genel olarak vurgu son hecededir. Orta hece vurgusuzdur. Bazı sözcükler ek aldığı zaman vurgu ekten önceki heceye kayar. Konuşmada vurgu yazı dilindeki noktalama işaretlerinin yerini tutar.

 

TÜRKÇENİN SESLERİ VE ÖZELLİKLERİ

 

Derdimi dökersem derin dereye,

Doldurur dereyi düz olur gider.

Rakipler geldi de girdi araya,

Korkarım yar benden yoz olur gider.

 

Âşık Veysel

 

        Yukarıdaki metinde ünlüleri gösteriniz. Bunlar tek başlarına söylenebiliyor mu?

         Metindeki ünsüzleri gösteriniz bunlar tek başlarına söylenebiliyor mu?

 

Ünlülerin kendi başına söylendiğini, ünsüzler in ise ancak bir ünlü yardımıyla söylenebildiğine dikkat ediniz.

 

Türkçede ünlü ve ünsüz olmak üzere 29 ses vardır. Bunların 8 tanesi ünlü, 21 tanesi de ünsüzdür.

 

Bir dildeki en küçük birim sestir. Ankara sözcüğünde üçü ünlü, üçü de ünsüz olmak üzere altı ses vardır. Dilde seslerin her biri bir işaretle gösterilir. Bu işarete harf denir. Dilde sesleri karşılayan işaretlerin bir düzen içerisinde bir arada bulunmasına alfabe (abece) denir. Türk alfabesi, 1 Kasım 1928 yılında 1353 sayılı yasayla kabul edilen 29 harften meydana gelmiştir.

 

Türkçede 29 sesin (harfin) 8’i ünlü; 21 tanesi de ünsüzdür. Türk alfabesindeki büyük ve küçük harfler şunlardır:

 

Büyük harfler:

A, B, C, Ç, D, E, F, G, Ğ, H, I, İ, J, K, L, M, N, O, Ö, P, R, S, Ş, T, U, Ü, V, Y, Z.

 

Küçük harfler:

a, b, c, ç, d, e, f, g, ğ, h, ı, i, j, k, l, m, n, o, ö, p, r, s, ş, t, u, ü, v, y, z.

 

Ünlülerin Sınıflandırılması

 

Dilimizdeki ünlüler söyleniş sırasında dilin, çenenin ve dudakların aldığı biçime göre sınıflandırılır.

 

a. Dilin durumuna göre:

 

Dilin durumuna göre ünlüler kalın ve ince olmak üzere ikiye ayrılır.

 

Kalın ünlüler: a, ı, o, u

İnce ünlüler: e, i, ö, ü

 

Dilin durumuna göre sesleri söylerken kalınlarda dilin arkaya doğru çekildiği; incelerde ise öne doğru itildiğini göreceksiniz.

 

b. Alt çenenin durumuna göre:

 

Alt çenenin durumuna göre ünlüler geniş ve dar olmak üzere ikiye ayrılır.

 

Geniş ünlüler: a, e, o, ö

Dar ünlüler: ı, i, u, ü

 

Alt çenenin durumuna göre geniş ünlüleri söylerken alt çene aşağı doğru iner, ses yolu açılır ve genişler. Dar ünlüleri söylerken alt çene aşağı doğru inmez ve ses yolu dar kalır.

 

c. Dudakların durumuna göre:

 

Dudakların durumuna göre ünlüler düz ve yuvarlak olmak üzere ikiye ayrılır.

 

Düz ünlüler: a, e, ı, i

Yuvarlak ünlüler: o, ö, u, ü

 

Dudakların durumuna göre düz ünlüleri söylerken dudaklar düz kalır; yuvarlak ünlüleri söylerken dudaklar yuvarlaklaşır ve öne doğru uzar.

 

Ünlülerin sınıflandırılması tablo hâlinde şöyle gösterilebilir:

 

 

DÜZ ÜNLÜLER

YUVARLAK ÜNLÜLER

Geniş

Dar

Geniş

Dar

KALIN

A

I

O

U

İNCE

E

İ

Ö

Ü

 

Ünsüzlerin Sınıflandırılması

 

Ünlülerin sınıflandırılmasında olduğu gibi ünsüzler de bazı benzerlik ve yakınlıklarına göre sınıflandırılır. Ünsüzler ağız boşluğundaki boğumlandığı yere (çıkak), sürekli söylenip söylenemediğine ve yumuşak (ötümlü) ve sert (ötümsüz) oluşlarına göre sınıflandırılır.

 

a. Boğumlanmalarına (çıkak) göre: Boğumlanmada ciğerlerden gelen hava gırtlakta bulunan ses tellerinden geçtikten sonra ağız boşluğunun herhangi bir bölgesinde sese dönüşür. Buna boğumlanma denir. Sesin boğumlandığı yere de çıkak denir. Bir sesin çıkağını bulmak için başına bir ünlü getirilerek söylenir. b sesinin çıkağını bulmak için (a) b biçiminde söylenir ve burada iki dudağın birleştiği görülür. Aynı şekilde (e) v’i söylerken üst dişler alt dudağa basar.

 

Boğumlanmalarına göre ünsüzler şöyle sınıflandırılır:

1. Dudak ünsüzleri: Dudakların birbirine dokunmasıyla çıkar: b, m, p

2. Diş-dudak ünsüzleri: Üst dişlerin alt dudağa dokunmasıyla çıkar: f, v

3. Diş ünsüzleri: Dil ucunun üst dişlere yaklaşmasıyla veya dokunmasıyla çıkar. c, ç, d, j, l, n, r, s, ş, t, z

4. Damak ünsüzleri: Dilin orta kısının ön damağa ya da dil kökünün art damağa yaklaşmasıyla çıkar.  g, ğ, k, y

5. Gırtlak ünsüzü: Bu ses, ciğerlerden gelen havanın ses tellerine çarpmasıyla ve ağızda hiç bir engele uğramadan çıkmasıyla oluşur. Türkçede gırtlak ünsüzü olarak sadece h sesi vardır.

 

b. Sürekli söylenip söylenmeyeceğine göre: Ünsüzlerin söylenirken ses yolunun kapanmasına veya sürekli açık olmasına göre sınıflandırılmasıdır.

 

Ünsüzler söylenirken ses yolu kapanıyorsa süreksiz, sürekli açık kalıyorsa sürekli ünsüzler adını alır. Bunu belirlemek için ünsüzün başına bir ünlü getirilir. Ak, süt, iç seslerini söylerken ses yolu tıkanmaktadır. Özzzzzzzzz, elllllllll, offffff seslerini söylerken ses yolu açık kalmaktadır. Bu özelliğine göre ünsüzler ikiye ayrılır:

 

1. Sürekli ünsüzler: f, ğ, h, j, l, m, n, r, s, ş, v, y, z

2. Süreksiz ünsüzler: b, c, ç, d, g, k, p, t

 

c. Yumuşak ve sert oluşlarına göre: Ünsüzler ses tellerinde titreşime uğrayıp uğramadığına göre yumuşak (tonlu) ve sert (tonsuz) olmak üzere ikiye ayrılır.

 

1. Yumuşak ünsüzler: Ses tellerinin titreşmesiyle oluşan ünsüzlerdir. b, c, d, g, ğ, j, l, m, n, r, v, y, z

2. Sert ünsüzler: Ses tellerinin titreşmesiyle oluşan ünsüzlerdir. ç, f, h, k, p, s, fl, t

 

ÜNLÜ VE ÜNSÜZ UYUMLARI

 

ÜNLÜ UYUMU: Türkçenin köken bakımından Ural-Altay dil ailesinin Altay koluna bağlı, yapı bakımından da sondan eklemeli bir dil olduğunu biliyorsunuz. Bu dil ailesine bağlı olan Türkçenin en önemli özelliği ünlü uyumudur. Türkçede iki tür ünlü uyumu vardır.

 

a. Büyük ünlü uyumu: Dilin durumuna göre ünlülerin kalınlık incelik bakımından uyumudur. Türkçe sözcüklerde ilk hecede kalın ünlü varsa, ondan sonraki hecelerde kalın ünlü; ince ünlü varsa ince ünlü gelir. Bu kurala büyük ünlü uyumu denir. Sözcük köküne eklenen ekler de bu kurala uyar.

 

“Ağaçlar çiçek açtı.” cümlesinde ilk hecede a kalın ünlüsünden sonra a- a- a kalın ünlüleri; çiçek sözcüğünde ise, i, e ince ünlüleri; açtı sözcüğünde a- ı şeklinde kalın ünlüler gelmektedir. Sözcüklere getirilen ekler de bu kurala uyacağından ağaç-lar, ağaç-ta, ağaç-tan çiçek-ler, çiçek-te, çiçek-ten vb. şeklinde söylenir.

 

Türkçe olduğu hâlde bu kurala uymayan bazı sözcükler de vardır. kardeş < karındaş, anne < ana, elma < alma vb. Bu sözcüklerin asılları ünlü uyumuna uyarlar.

 

Bazı ekler Türkçe sözcüklere eklendi¤inde ünlü uyumuna uymaz.

 

- yor eki : geliyor, biliyor vb.

-mtırak eki : mavimtrak, yeşilimtırak vb.

- ki eki : sabahki, akşamki vb.

-daş eki : dindaş, yoldaş vb.

- leyin eki : sabahleyin, akşamleyin vb.

- iken eki : bakarken, yazarken vb.

 

b. Küçük ünlü uyumu: Küçük ünlü uyumu sözcüklerdeki ünlülerin düzlük-yuvarlaklık, darlık-genişlik bakımından uyumudur.

 

1. Türkçe sözcüklerde düz ünlüler (a, e, ı, i) den sonra düz ünlüler gelir. Düz ünlülerden sonra (a, e, ı, i) yuvarlak ünlüler (o, ö, u, ü) gelmez.

 

2. Yuvarlak ünlüler (o, ö, u, ü) den sonra;

a. Düz- geniş (a, e) ya da

b. Dar-yuvarlak (u, ü) gelir.

 

Yani yuvarlak ünlülerden sonra

a, Düz-dar ünlüler (ı, i) ya da

b. Yuvarlak geniş ünlüler (o, ö) gelmez.

Bu kurala küçük ünlü uyumu denir.

 

Bazı sözcükler Türkçe oldukları hâlde küçük ünlü uyumuna uymazlar. Armut, çamur, kabuk kavun, avuç, kavuşmak, yağmur vb.

 

ÜNSÜZ UYUMU

 

a. Ünsüz Benzeşmesi:

Türkçe sözcüklerde yan yana bulunan ünsüz seslerin (harflerin) yumuşaklık veya sertlik bakımından birbirlerine uymasıdır. Ünsüz uyumu daha çok sözcüklerin kök-ek ilişkisinde görülür. Sonu ünsüzle biten bir sözcüğe, ünsüzle başlayan bir ek getirileceği zaman ikisi arasında bir uyum olmasına dikkat edilir. Sözcük yumuşak ünsüzle bitiyorsa ekin yumuşak ünsüzle başlayanı; sert ünsüzle (ç, f, h, k, p, s, ş, t) bitiyorsa ekin sert ünsüzle başlayan şekli getirilir.

 

sınıf-da değil, sınıfta

sokak-da değil, sokakta

ağaç-dan değil, ağaçtan

at-gı değil, atkı

çiçek- ci değil, çiçekçi

 

Yukarıdaki örneklerde görüldüğü gibi eklerin yumuşak ve sert ünsüzle başlayan şekilleri vardır.

 

- da, - ta, - dan, - tan, - gı, - kı, - ki, -cı, - çı (çi, çu / -cü), - dı / - di, -tı / - ti

 

Ünsüz benzeşmesi, yabancı dillerden dilimize giren bazı yabancı sözcükler ile birleşik sözcüklerde aranmaz.

İstikbâl, mahdut, makbul, işgal, meşgul ile akbaba, Kurtdereli, üçgen, Akdeniz, kırkbayır vb.

 

b. Sert Ünsüzlerin Yumuşaması

Sözcük sonlarındaki süreksiz sert ünsüzler (ç, k, p, t), sesli harfle başlayan bir ek aldıklarında yumuşarlar: ç – c ; k – ğ ; p – b ; t – d olur.

 

Bu kurala sert ünsüzlerin yumuflaması denir.

ardıç – ardıca

ağaç – ağacı

ekmek – ekmeği

tabak – tabağı

söğüt – söğüde

kitap – kitaba vb.

 

Tek heceli sözcükler ile yabancı dillerden dilimize giren bazı sözcükler bu kurala uymaz.

iç- içi ; ok- oku; kırk- kırkı; kata - kata; yat - yatı vb.

gayret - gayreti; ehemmiyet- ehemmiyeti vb.

hukuk - hukuku ; millet- milleti vb.

 

SES OLAYLARI

 

Bir sözcüğü oluşturan sesler Türkçede yan yana gelirken belli kurallara uyarlar. Sesler arka arkaya gelirken bazılarıyla uyumlu bazılarıyla da uyumsuzdurlar; adeta birbirini iterler. Seslerin bu yan yana gelme sıasında bazı değişiklikler olur. Bunlara ses olayları denir.

 

Türkçedeki belli başlı ses olayları şunlardır:

 

Ünlü türemesi: Türkçede iki ünsüz yan yana gelmez. İki ünsüz yan yana geldiği zaman araya bir ünlü ses girer, buna ünlü türemesi denir.

baş-m > başım

sil-gi-m > silgim

kitap-m > kitabım

Başım sözcüğü ünsüzle biten başm biçiminde olmaz; şm arasına bir ünlü ses (ı) girer. Buna ünlü türemesi denir.

 

Ünsüz türemesi : Türkçede iki ünlünün yan yana gelemeyeceğini biliyorsunuz. Ünlüyle biten bir sözcükten sonra ünlüyle başlayan bir ek gelirse iki ünlü arasına bir tane ünsüz ses girer. Bu olaya ünsüz türemesi denir.

 

Türkçede üçüncü kişi iyelik eki -i ‘dir. Bu ek ünlü ile başlayan bir sözcükten sonra n›/ - ni, -sı/-si vb. biçimini alır.

 

Ahmet’in kalemi’nde - i eki kalemden sonra- i eki

Ayşe’nin silgi-s-i sözünde, silgi-s-i araya s ünsüzü girer.

Baba- baba-s-ı

elbise - elbise- s- i

meyve - meyve-y-i

s, s ve y sesleri araya girmiştir.

 

Ünlü düşmesi: Türkçede orta hecedeki ünlü vurgusuz söylenir. Alın, fikir, burun, oğul, ömür vb. sözcüklerine ünlü bir ek getirildiği zaman alın alnı; fikir- fikri; burun-burnu;

oğul- oğlu; ömür - ömrü biçimine girer.

 

Orta hecedeki ünlü düşer. Bu olaya orta hece ünlüsünün düşmesi denir.

 

Orta hece ünlüsünün değişmesi: Vurgusuz söylenen bazı sözcüklerde orta hecedeki ünlü değişir.

 

Başla-mak fiilinden, başla-yor değil, başlıyor. Yaşamak fiilinde yaşa-yor değil yaşıyor.

 

Bu sözcüklerde orta hecelerde bulunan (a) ünlüleri değişir ve (ı) dönüşür. Bu olaya ünlü orta hece ünlüsünün değişmesi denir.

 

Ünlü birleşmesi: Ünlüyle biten bir sözcükten sonra ünlüyle başlayan bir sözcük gelirse sözcüğün sonundaki ünlü ile sözcüğün başındaki ünlüler birleşir. Buna ünlü birleşmesi denir.

kahve altı > kahvaltı, e a birleşmesi

ne için > niçin, e i birleşmesi

ne asıl > nasıl , e a birleşmesi

cuma ertesi > cumartesi, a e birleşmesi

 

Türkçenin Ses Özellikleri Şunlardır:

 

1. Türkçe sözcükler büyük ve küçük ünlü uyumuna uyar. Ancak bu kurala uymayan çok az sayıda sözcük ve ekler vardır.

2. Türkçe sözcüklerde ilk heceden sonra (ikinci üçüncü hecelerde) o, ö ünlüsü bulunmaz. Bulunan sözcükler Türkçe değildir. Atom, horoz, radyo vb.

3. Türkçede uzun ünlü yoktur, âlim, nâzım, âşık gibi sözcükler Türkçe değildir.

4. İki ünlü yan yana gelmez. İki ünlü yan yana geliyorsa araya bir kaynaştırma sesi (harfi) girer. Oku-y-an, bağla-n-acak, masa-s-ı vb.

İki ünlü yan yana bulunan saat, şair, şiir, fiil, muayene, reis, maalesef vb. Türkçe değildir.

5. Türkçe sözcüklerde f, h, j sesi yoktur. Mahkeme, tüfek, jilet, jandarma, ajanda, vb.

Ancak tabiat taklidi seslerden oluşan sözcükler bu kuralın dışındadır. Fısıldamak, of, vb.

6. Türkçede c, ğ, l, m, n, r, v, z sesleri sözcüğün başında bulunmaz. Yani bu seslerle başlayan sözcükler Türkçe değildir. Cami, lâle, marul, nane, raf, vazife, zerdali vb.

7. Sözcük sonunda b, d, c, g sesleri bulunmaz. Kitab, derd, ilac, vb. Bu seslerle biten sözcükler kitap, dert, ilaç, tekerlek biçiminde söylenir.

8. Sözcüğün başında iki ünsüz yan yana bulunmaz. Bulunanlar Türkçe değildir. Plan, kredi, tren...

9. Sözcüğün sonunda üç ünsüz ses yan yana bulunmaz. Bulunanlar Türkçe değildir. Sfenks, kontr…

10. Sözcük kökünde aynı cinsten iki ünsüz yan yana bulunmaz. Millet, hürriyet, tasavvur, hassas vb. Türkçe değildir.

 

İmla kuralları ve noktalama işaretleri için tıklayınız.

 

 

 

 

 





Sinava Hazirlik