Türk Edebiyatı Tarihi      

      Halk Edebiyatı       

         Divan Edebiyatı         

       Modern Türk Edebiyatı      

      Yazar ve Şairler      

       Edebi Sanatlar       

         Edebi Akımlar         

       Anlatım Türleri      

      100 Temel Eser      

      Kitap Tanıtımları       

        Düzyazı Türleri         

        Edebiyat Sözlüğü      

      Dünya Edebiyatı      

        Edebiyat Makaleleri      




      Şiir Nedir?      

     Şiir Türleri       

        Ölçü         

       Uyak ve Redif    

     Halk Şiiri      

       Divan Şiiri       

         Modern Şiir         

       Görüntülü Şiirler      

      Türkülü Hikayeler     




      Türkçenin Tarihi      

     Dil Makaleleri       

        Ses Bilgisi         

     Kelime    

       Cümle      

       Paragraf       

        Metin         

      Yazım ve Noktalama      

      Atasözleri     

        Deyimler         

      Sözlükler      




     Planlar      

     Yazılı Soruları       

       Türkçe Dersi         

       Dil ve Anlatım Dersi    

    Türk Edebiyatı Dersi      

       Kompozisyon       

        ÖSS         

      SBS      

      KPSS     

      Kültür-Edebiyat Kulübü    

      Belirli Gün ve Haftalar      




>> Osmanlı Padişahları ve Şiirleri Ana Sayfası <<


16. YÜZYILDA OSMANLI PADİŞAHLARI VE ŞİİRLERİ

II. Beyazit ( Adlî )

 

II. Bayezit'in tahta geçişinin ilk yıllarında iç ve dış siyaset büyük ölçüde İshak Paşa ve Gedik Ahmet Paşa'nın istekleri doğrultusunda biçimlenmiştir. Devlet idaresinde Fatih döneminin kültür ve sanat politikalarına karşı oluşan tepkiler, bilhassa Avrupa'dan ge­len sanatkârlar ve onların eserleriyle sınırlı kalmıştır. Cem'in 1481'de Bayezit'e yenilerek Mısır'a kaçışından Rodos Şövalyelerinin elinde ölümüne kadar (1495) geçen süre içerisin­de Bayezit'in iç ve dış politikada çok ihtiyatlı davrandığı görülür. Cem'in ölümünden sonra II. Bayezit, güçlü bir donanma oluşturarak Venedik'le harbe girişir (1499-1502). Fakat tam bu sırada, Uzun Hasan'dan sonra Osmanlılarla karşı karşıya gelmeyen Akkoyunlu egemenliğindeki topraklarda Safevi tehdidi baş gösterir. Şah İsmail, Bayezit döneminde 1502 ve 1507'de iki kez Osmanlı topraklarına girmiştir. Ayrıca onun Anadolu'daki ta­raftarlarından Şahkulu, 1511 yılında Teke yöresinde bir ayaklanmaya öncülük ederek Kü­tahya beylerbeyini katletmiş ve hatta Bursa'yı tehdit etmeye başlamıştır. Veziriazam Ha­dım Ali Paşa'yı öldürtmüştür. Bu ayaklanmaların muhtemel sonuçlarını gören Şehzade Selim, yeniçerilerin desteğini almak suretiyle İstanbul'a girmiş ve artık yaşlanmış olan ba­basını tahttan indirmiştir (24 Nisan 1512).

II. Bayezit, şehzadeliğinde görev yaptığı Amasya'nın tarihsel ve kültürel birikimini çok iyi değerlendirmiştir. Orada pek çok şair ve bilginin yetişmesini ve bunların daha son­ra merkezî yönetime katılımlarını sağlamıştır. Onun Amasya'daki muhitinde yetişen şa­irlerin başında Taci Bey'in oğlu Cafer Çelebi (ö. 1515) ile Müeyyedzade Abdurrahman (ö.1516) gelir. Müeyyedzade, Hatemî mahlasıyla Türkçe, Farsça ve Arapça şiirler söyle­mesine rağmen bilgin olarak tanınır. Ayrıca başta torunu ve Meşairüş-Şuara adlı tezkire­nin yazarı Âşık Çelebi (ö.1571) olmak üzere pek çok bilgin ve sanatkârın yetişmesine kat­kı sağlamıştır. Onun himaye ettiği kişiler arasında tarihçi ve şair Kemal Paşazade, Hafız-ı Acem, Necatî Bey (ö. 1509) ve Zatî (ö.1546) gibi önemli şairler vardır.

II. Bayezit döneminde Herat ve Tebriz başta olmak üzere İran ve Orta Asya'daki kül­tür merkezleri ile ilişkiler devam etmiştir. II. Bayezit ile Hüseyin Baykara'nın mektuplaş­tıkları bilinir. Herat, Baykara döneminde (1469-1506) şiir, musiki, hat, nakış ve ciltçilik gibi sanat dallarında ayrı bir üslubun merkezi olmuştur. Onun muhitinde yaşayan âlim ve sanatkârların kaydettikleri irtifa, diğer kültür ve sanat merkezlerindeki sanatçıların imre­necekleri bir düzeye erişmiştir. Hüseyin Baykara'nın bilhassa Molla Camî (1414-1492) ve Ali Şir Nevayî (1441-1501) ile kurduğu münasebet, Osmanlı şairleri tarafından yönetici- sanatkâr ilişkisinin güzel bir modeli olarak algılanmış ve takdim edilmiştir. Aynı zaman­da bu iki usta şair; Nevayî ve Camî, kendi muhitlerini aşarak Karakoyunlu ve Akkoyunlu Türkmenlerinin himayesinde bulunan Tebriz'deki sanatkâr ve devlet adamlarıyla iliş­ki kurdukları gibi Osmanlı devlet ricali ve şairleriyle de iyi ilişkiler içinde olmuşlardır. II. Bayezit'in Camî'ye hediyeler gönderdiği bilinmektedir. Osmanlı şairleri de Molla Camî'yi, örnek aldıkları Fars şairleri içinde anmış, Nevayî'nin gazellerine nazireler söylemişlerdir.

II. Bayezit, sadece bilgin ve şairleri himaye etmekle kalmamış, kendisi de Adlî mahla- sıyla yazdığı gazellerle devrin şairleri arasında yer almıştır. Öyle ki devrin şair tezkirele­rinde şairliğine yapılan vurgu, onun bilim ve sanat adamlarına gösterdiği ilginin gölgesin­de kalmıştır. Adlî Divanı, Yavuz Bayram tarafından yayımlanmıştır (Amasya Valililiği Ya­yınları, Amasya 2009). Adlî Divanında 144 Türkçe gazel, 14 Farsça gazel, 1 murabba ve az sayıda kıta, müfred ve matla vardır.

 

 




Sinava Hazirlik